Dünkü gazetelerimizin bazılarının internet sitelerinde “taze bir haber” dikkatimi çekti. Sakarya’nın haberi veriş şekli bir fotoğraf eşliğinde. Öyle bir kadraj ki;

-Otomobillerin yoğunluğundan, üzerinde bulundukları asfalt düzey, neredeyse görünmüyor!..

Motorlu araç yerine otomobil dedim çünkü, o alana onlardan başkası giremiyor. O anlamda “şehir içi trafiği” denildiğinde de onlardan başkası akıllara gelmiyor. Ama bizim gazete haberin özelliği nedeniyle genelleştirerek atmış başlığı;

-Araç tutkunuyuz!..

Nedeni o özellik. İstatistik kurumunun verilerine göre düzenlenmiş, ülke geneli ve Eskişehir özelindeki araç sayıları yazılmış bir haber. Yine de başlıkta vurgulanan “tutkunluk” yorumu aklımı kurcaladı. O sözcüğü “bir şeye, kişiye bağlı olmak, aşırılık derecesinde ihtiyaç duymak” olarak yorumlayınca, tam olarak yerine oturmuyor.

Ülke ortalamasının üzeri…

Kestirmeden “otomobil” denilse daha bir anlaşılır olurmuş. Biraz sonra vereceğimiz sayısal değerlerde görüleceği gibi otomobil, motorlu araçlar bütününde, olması gereğinden fazla yer tutuyor. Özellikle bizim ilde;

-Yüzde 60’a yakın!..

Binek sınıfında sayılan motosikletler eklendiğinde yüzde 70!.. Şimdi ay , öncesine ait o verilere bakalım.

Ülke genelinde trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısı tamı tamına 20 milyon. Eskişehir’de ise 245 bin… Bu değerlerle Eskişehir, diğer iller sıralamasında 20 sırada bulunuyor. Geçelim yüzdeli ifadelerle ayrıntılarına;

Otomobilin oranı ülkede yüzde 53. Eskişehir’de yüzde 58!.. Ülke ortalamasının epey üzerinde.

Otomobili kamyonetler izliyor. Binek olarak da kullanılanlar olsa da çoğu ticari amaçlı araçlar. Onların oranlamaları hemen hemen aynı değerleri veriyor. 16.3-15.8 gibi!.. Motosikletler sıralamada 3.cülükte yer alıyor. Ülke-Eskişehir oranları biraz farklılık gösteriyor. Yüzde 13.8-11.1…

Motorlu araçların diğerleri; traktör, kamyon, minibüs ve otobüs!.. karılaştırmaları oranlar, onlarda da hemen hemen uyuşuyor. Son sırada “özel taşıt” olarak sınıflandırılan bir taşıt türü var ki, ne anlama geldiğinde “akıl yordamıyla” bulduğumu sanıyorum. Yanılmamışımdır umarım;

-Makam otomobilleriyle karışık Tomolar, diğer zırhlı müdahale araçları falan olmalı!..

Onların hem ülke, hem Eskişehir oranları aynı; yüzde sıfır onda 2!..

Kişinin toplum içindeki değeri, eşittir otomobil!..

Buradan bakarsak, bizim arkadaşların uygun gördüğü “tutkunluk” tanımlaması daha çok “özel veya resmi” otomobillere uygun düşüyor. Rakamların çarpıp-bölünmesi de bunu gösteriyor. Aşağı yukarı;

-Eskişehir’de yaşayan 4 kişiye bir otomobil!..

Bizim il motorlu araç sayısı sıralamasıyla 20 sırada bulunuyorsa da, farklılığı kişi başına düşen otomobil sayısıyla ilgili. Hatırlarsanız buna ilişkin bir başka haber daha vardı gazetelerde.

-Eskişehir, Türkiye 5.cisi!..

Bilinir ki bizim kent, “orta halli” kişilerin “rahat yaşam” şehri!.. Öyleyse “otomobil tutkunluğumuzu” nasıl açıklayacağız? Siz ne dersiniz bilemem. Benim yorumum;

-İnsanların sosyal statükodaki yerini belirleyen önemli bir araç!..

Yaşadıkları kenti , sıralamada daha üst sıralara taşıma “fedakarlığı” değildir herhalde!..