Sabah saatlerinde Sultanahmet'te büyük bir patlama oldu...

Çok sayıda ölü ve yaralı var...

Seçimlerden sonra "patlamaların" biteceğini sanmıştık"

Ama bitmedi...

Belki bu tür patlamalar bundan sonra da devam edecek.

Sanırım biz bazı gerçekleri görmek istemiyoruz. Ya da bu gerçekleri söylemek istemiyoruz...

Alman gazetesi Frankfurter Rundschau, 4 gün önce şu hatırlatmayı yapıyor:

-...İslamcı-muhafazakar AKP hükümeti operasyonlara bütün teröristler öldürüldüğü ya da yakalandığı zaman son vereceğini duyurdu. PKK ise saldırılar düzenleme tehdidinde bulunuyor ve Türkiye'nin büyük kentlerinde yeniden bombaların patlaması an meselesi gibi görünüyor. Bu mutlaka kırılması gereken bir kısır döngü. Özellikle AB buna ilgi göstermek zorunda. Ancak Avrupalı politikacılar sınırları koruyan biri olarak Erdoğan'ı eleştirmeye korkuyor görünüyor...

.../...

Ne yazık ki, bizim gazetelerimizde böyle bir değerlendirmeye rastlayamıyoruz...

Terör kalbimizde patlıyor...

Artık insanlar büyük kentlerde bir araya gelmeye korkuyor...

İstanbul Avrupa'nın kalbi...

Dün patlayan bomba sadece bize değildi...

Avrupa'nın kalbine konulan bir bombaydı!

------------

İLKER ÖZOKÇU VE

SOKAKTAKİ

MUHALEFET

İlker Özokçu siyasetin hep içinde oldu...

Yoğun istek üzerine CHP'de il başkanlığına aday oldu.

1 oy farkla seçimi kaybetti...

Peki CHP, seçiminden hemen sonra ne yaptı...

Seçimden iki gün sonra Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri'nin düzenlediği bir eylem vardı.

Cizre'de öldürülen bir sağlık memuru için protesto gösterisinde bulundular.

Özokçu'da bu basın açıklamasına katılan isimler arasındaydı...

Özokçu, aslında CHP milletvekillerinin, başkanlarının ve yöneticilerinin kimlerle birlikte hareket etmesi gerektiğini, nasıl bir politika izlemesi gerektiğinin de işaretini veriyordu...

CHP, sokaktaki muhalefete duyarsız kalmamalı!

------------------

GERÇEK DEMOKRASİ!

Jacques Rousseau'nun demokrasi üzerine bir tespiti var....

Diyor ki:

-Gerçek demokrasi var olabilmesi için, o kadar insanın toplayacak bir yerin olması gerekirdi. Milyonlarca insanı da bir yerde toplayamıyorsanız. Temsili demokrasi ile yetinin.

Eskişehirspor kongresi bunun ön önemli göstergesi...

Temsili demokrasi işlemiş ve başkanı seçmiş...

Stadyumlarda bağıranların, hiç bir önemi ve kıymeti yok...

---------

ÖĞÜTLER

1-Eğer aç ve kimsesiz bir köpeği alıp bakar ve rahata kavuşturursanız sizi ısırmaz. İnsan ve köpek arasındaki temel fark budur.

2-Bankacılar, size hava pırıl pırılken zorla şemsiyesini veren ama iki damla yağmur düştüğünde de şemsiyeyi zorla elinizden alan insanlardır.

3-Ben 14 yaşındayken babam ‘çok cahil’ bir adamdı. Gözüme görünmesin isterdim. Fakat 21 yaşıma geldiğimde hayrete düştüm; bizim ihtiyar yedi yıl içinde ne çok şey öğrenmişti! (Mark Twain)

--------------

LİSELİLER MARKS'IN

DÖNÜŞÜNÜ

SAHNELER Mİ?

Kent Konseyi ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından her yıl ortaklaşa "Liseler arası tiyatro şenliği" düzenleniyor...

Yaklaşık 1 hafta önce "Nabi Avcı mı Karl Marks mı?" başlıklı bir yazı yazmıştım. Hatırlarsanız Nabi Avcı, ODTÜ'lü öğrencilere Karl Marks'ın 'Louis Bonaparte'nin 18. Brumeri'ni okumalarını tavsiye etmişti...

Acaba diyorum...

Bakan'ın bu tavsiyesinden sonra, liseli öğrenciler "Marks'ın dönüşü oyununu" sahneler mi?