Son iki üç cumartesi yazımı “haftanın toparlaması” anlamında, Deniz Zeyrek’in NOW’da yaptığı formatta yazmaya çalışıyorum.
Gerçekte “toparlanacak” gibi değil gündem. Biri üç gösterirken, öncesinden gelenlerin yankıları sürüp gidiyor. Örneğin bütün ekonomistlerin ve siyasetçilerin tanımlamada birleştikleri “Asrın vurgunu” fonlar krizi gibi.
Gerçi “asrın lideri” Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlangıçta “Zarara uğrayan vatandaşlarımızın kayıplarını gidermek için çalışıyoruz, çalışacağız” anlamında beyanlarda bulunurken, giderek “ferahlatıcı” açıklamalar yapmaya da başladı:
-Ekonomimiz bu türden söylentilerden etkilenmeyecek sağlamlıktadır!..
Ne var ki muhalefet çevrelerinin asrın ekonomik olayı, büyük vurgunu teşhisi doğru çıkacak gibi görünüyor…
Adalet Bakanı devrede!..
Milliyetçi Cephe’nin bir kanadı (MHP) skandaldan uzak durmaya çalışırken, yüzünü gelecek seçimlere yönlendirmiş görünüyor. Öyle ki, “Sayın Cumhurbaşkanımız icracı kimliğini korurken, MHP de yasamada etkin olacaktır” diyor. Anlaşılan Devlet Bahçeli, hem Cumhurbaşkanının tekrar seçileceğini hem de Milliyetçi Cephenin parlamentoda tekrar çoğunluğu elde edeceğini düşünüyor olmalı.
Belirtelim, ana kanat AKP ise vurgunun başlangıcında “Tabii canım, araştırma komisyonu kurar, inceleriz” havasındayken şimdi caymış bulunuyor:
-Ne gerek var komisyona, Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirdi ya!..
Derken, ilk olarak cepheden bir “yetkili”, Adalet Bakanı Akın Gürlek, fonlar krizine ilişkin “topluca” açıklamalarda bulundu. Özetle şöyle:
Tera fonlarında 102 gerçek kişi 28 milyar, 38 tüzel kişi de 42 milyar 77 milyon götürmüş. Hedef Portföy'den ise 20 gerçek kişi yaklaşık 3 milyar, 15 tüzel kişi de 15 milyar yürütmüş!!!..
Topla topla 100 milyar etmiyor. Vurgun ise 900 milyar olarak dillendirilmekte. Gerçek ve tüzel kişiler de nereden baksan 200 kadar. Soralım:
-450 bin kişi ve zararları nerede?
Bir de Hedef Portföy'ün fonları var. Onlar da toplam 17 milyar:
-Yaklaşık 750 milyar nerede?
Tokatlayanlardan açıklanan gözaltı-tutuklama 200 kişi;
-Ya onlara yol veren resmî kurumlar, bürokratlar ve siyasiler kimler, neredeler!
Son Topuklayan Cemil Efe!..
Açıkça söylemem gerekirse, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun 40 yıllık CHP rozetini çıkarıp yakasına AKP rozeti iliştirilmesinden galattır!.. Lakabı ise Aydınlıların kendisine “Topuklu Efe” demeleri örneğidir. Topuklayanı ilk kullanan ise YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’dir.
Yazı başlığında İzmir Büyükşehir Başkanı Cemil Tugay için kullanacağım aklımdan geçmezdi!.. Kullandım, sonra sonra bir daha düşündüm. Çünkü onun topuklaması:
-Özlem Çerçioğlu’na pek benzemiyordu!..
Öyle ya, halk arasında anlamı başkadır. Kişinin bir tehlike, tehdit gördüğünde düşünmeksizin geri dönüp kaçmaya başlamasından kaynaklıdır!...
O nedenle kendi benzetmem pek yerine oturmamış görünüyor. Ya ne demeliydim:
-Tıpış tıpış Cemil Efe!
Neyse, öyle ya da böyle CHP’den (ya da YENİ’den) son topuklayan oydu ya!..
YENİ Parti’nin Genel Başkanı Özgür'ün icazeti ile Karşıyaka’dan İzmir Büyükşehir Belediyesine kapağı atmıştı. Burada ilk yılını doldurduğu sırada, TV’lerden birinin sabah programında tanımıştım kendisini. Nasıl demeliyim bilmiyorum:
-Yüzüne maske takmış biri gibiydi…
O andaki karışık duygularımla şöyle mırıldandığımı hatırlıyorum:
-Eyvah!.. Çağdaş İzmir’i bu adam mı yönetecek!.. Hiç yakışmamış İzmir’e…
Yavaştan maskesini sıyırmaya başladı. Sanki butlancı K. Kılıçdaroğlu’na tepki verirmiş gibi istifa etmişti CHP’den. Çok geçmeden de “AKP’ye geçecek” söylentileri dolaşmaya başladı. Soranlara ise maskesinin altından tepki gösteriyordu:
-Ne diyorsunuz siz ya!.. Anam beni evlatlıktan, kızım babalıktan reddeder. Karımsa boşar alimallah!
Bu büyük laflardan sonra AKP Genel Merkezine doğru yürümeye başladığını gördük. Ardından da tıpış tıpış kendisine rozet takacak Sayın Erdoğan’a yönelişini!...
-O an, insanlık adına, bizdeki siyasetin geldiği nokta adına, insanlığımdan utandım!..

