Yukarıdaki başlığa bakıp, belirtilen hayaller arasında 20 yıllık fark görünse de sanmayın ikisini de birbiriyle özdeşleştirdim!..
İlki YENİ Parti’nin lideri Özgür Bey'in salt kendisine ilişkin bir hayal… Partiye güç veren ekibinin, daha da ötesi halkın umarak beklediği, artık gerçekleşmesi için sütreye yatmış seçim gününü bekleyen halkın hayali…
Eskişehir halkının hayali ise ilimizin geleceği açısından kimi yıllanmış projelerin gerçekleşmesiyle ilgili. Dünkü Sakarya’nın manşetlerinde bunlardan ikisi için umutlandıracak başlıkları görünce…
-İki hayali yan yana getireyim istedim!..
***
Aslında Türkiye’nin önünde en azından 15 yıldır artarak giden, halkı adeta cendereye sokan sorunlara bir daha bir daha değinmemek kararındaydım. İkinci “hayali” ele alıp yazmayı tercih edecektim:
-Öyle ya, daha çok yereldeki okurlarım gibi “Türkiye meselelerini” dinlemekten, yorumlamaktan sıkıldığım için. Okur adına yani!..
ÖZEL: Nalına mıhına…
YENİ Parti açısından da yereldeki gelişmelere değinecektim. Malum, hızlı örgütlenme ve ötesinde kasımda kurultay için yurt genelinde çalışmalar sürüyor. Önce ilçe örgütlenmeleri ve seçimleri. Onlar geçtiğimiz hafta sonunda tamamlandı. Şimdi sırada üye oylarıyla il başkanlarının belirlenmesi ve kongreleri var.
Onlar da önümüzdeki pazar günü sonuçlandırılacak…
***
Dün aynı zamanda partilerin grup toplantıları ve liderlerin konuşmaları vardı. Araya sıkıştırmak adına duyurmuş olayım:
-MHP Lideri Devlet Bahçeli: Arabistan’a askerî destek sağlansın!..
İnsanın “Ne dedi, ne dedi!” repliğini tekrarlayası geliyor…
***
Ardından, YENİ Parti’nin grup toplantısı için kürsüdeydi Özgür Özel. Alışkanlığını sürdürüp Mersin ve Bursa yöresindeki izlenimlerini anlattı. Dış politikadaki gelişmelere değindi. En çok da “Asker gönderilsin” dediği Orta Doğu’daki gelişmelere:
“-Evirip çevirmeden, mikabın ortasından söylemek gerekirse; Türk askerini Yemen’e göndermek, Türkiye’nin hesabı, planı değildir. Türk askerini Yemen’e göndermek Trump’ın planıdır, İsrail ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmektir.”
Ve Sayın Özel’in son haftada başını ağrıtan konu, Cemil Tugay meselesi ve Butlan CHP’sinden gelen eleştiriler.
“Butlancılar, kimsiniz siz? İktidara teslim olanlar, kimsiniz siz? 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler. Herkes şunu bilsin: İzmir’le YENİ Parti’nin arasına, İzmir’le Özgür Özel arasına kimse giremez. İzmir’de bir üzülen varsa, bir gözyaşı döken varsa kurban olayım ona. Özür ne? Köle olayım ona..”
Bizimkiler: Kızılinler ve demiryolu!..
Bu iki konuyu ben ve arkadaşlarım yüzlerce kez yazdık. Bıkmadan usanmadan!.. Sonuç: Umutların gelecek baharlara ertelenmesi!.. Neydi onlar?
Kent merkezinden 5 kilometre uzakta, Kızılinler’de bulunan termal suyun değerlendirilmesiyle burada kurulması düşünülen hidroterapi merkezi ve Eskişehirli sanayicilerin ihracatlarını kolaylaştıracak bir liman bağlantısı meseleleri…
Her ikisi de Eskişehir’in sosyoekonomik anlamda hayati konuları. Hep bunları işaret ederek yazdık, yazmayı sürdürüyoruz.
Bunlardan ilki, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın projesi. Alanı projelendirip Eskişehirlilerin ilgisine sunması ve turizm bölgesi olarak onaylatmasıyla yıllar sonra dikkate alınan bir proje. Yakından takip ediyorum kuşkusuz. Eskişehir Rumeli İş İnsanları Derneği'nden Rüştü Şentuna ve arkadaşları burada bir proje geliştirdiler ki harika!.. Şu anda Turizm Bakanı'nın tahsis onayı bekleniyor.
-Ha gayret ve siyasilerden ilgi bekleniyor…
***
İkincisi 50 yıllık bir özlem. Yukarıda değindim, Organize Sanayi Bölgesi’nin bir limana bağlanması meselesi. Orada da bir ilerleme varmış, tamamlanması bekleniyormuş…
Her iki konu da takibimde ve gelişme oldukça yazacağım!..