“Bilinçaltımız hayal ile gerçeği birbirinden ayırt edemiyor.”

Bilincimizi kontrol edebilirken bilinçaltımızı kontrol edemiyoruz.

Zaten bütün sorunlar da buradan çıkmıyor mu?

Düz mantıkla düşünecek olursak bilinçaltımızı kontrol edemiyoruz.

Böyle olunca da beynimizi de kontrol edemiyoruz.

Gördüklerimizin, hissettiklerimizin, söylediklerimizin %95’i bilinçaltından kaynaklanıyor.

Bu da bir nevi otomatik pilotta yaşadığımızın en büyük kanıtı olmuyor mu?

Bilinç iradeye dayanır.

Bilinçaltı alışkanlıklara dayanır.

Bilinç mantıklıdır.

Bilinçaltı duygusaldır.

Bilinç yeni tecrübeleri yaşamaya ve öğrenmeye istekli, heveslidir.

Bilinçaltı yeni tecrübelere kapalıdır, güveni ön planda tutar.

Bilinç mizah anlayışına sahiptir.

Bilinçaltı mizah anlayışına sahip değildir.

Bilinç deyince aklıma şu fıkra geldi.

Temel bir gün yarışmaya girer ve birinci olur. Ödül olarak düz mantık kitabı verirler.

Tabii Temel de düz mantık nedir diye ödülü veren adama sorar.

Adam başlar anlatmaya:

– Evinde akvaryumun var mı?

– Evet, var.

– O zaman içinde su da vardır.

– Evet, var.

– Su varsa balık da vardır.

– Evet.

– Hayvanları seviyorsun.

– Evet, seviyorum.

– İnsanları da seviyorsun.

– Evet.

– O zaman sevdiğin bir kadın da vardır.

– Evet, var.

– O zaman gay değilsin.

Bu, Temel’in hoşuna gider. Alır kitabı eline, eve doğru gitmeye başlar.

Yolda Dursun’u görür. Dursun sorar:

– Temel, o ne?

– Kitap, düz mantık kitabı.

– Nasıl bir şey bu düz mantık? Anlat bakayım bana.

– Bak şimdi, sizin evde akvaryum var mı?

– Yoo, hayır, yok.

– O zaman sen ibnesin!

İşte size düz mantık…