Bence Sokrates de farkındaydı.

Ömür dedikleri şey birçok şeyi bilmek, anlamak, için yetersiz.

Çok bilgi var ama ömür kısa.

O bilgisizliğini bildiği için bilememekten korkmuyordu.

Günümüzde ise maşallah herkes her şeyi iyi bildiği için insanların “Biliyorum bilgisizliği” insanı korkutuyor.

Hele bu kadar bilgi kirliliğinin yaşandığı, insanların bu dünyada kafasının sürekli karıştığı, neyin gerçek, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilemediğimiz için gerçeği aramak kolay olmasa gerek.

Bilmemek öğrenebileceklerimizi gösterir.

Gerçek ise sonsuz olandır.

Yani bitmeyen, tükenmeyen her şey gerçektir. Bir şey bitiyorsa hiçbir gerçekliği yoktur.

Cehaletin de kademeleri vardır: İnsanın bir şey bilmemesi Basit cehalettir.” insanın bilmediğini bilmesidir. Geçici bir durumdur. Bilmediğini öğrenebilir.

“Muzaaf cehalet” İnsanın bilmediğini bilmemesi halidir. Bilmediğini bilmeme hali o kadar rezil utanç verici bir haldir ki. geçmişime bakıyorumda ne kadar çok bilmediğim şeyler hakkında biliyormuş gibi ahkamlar kesmişim.

Şu anda hiç birşeyin hakikatini bildiğimi düşünmüyorum.

Hayattamıyız değilmiyiz.

Bütün bu yaşananlar bi hallüsünasyon mu ondan bile emin değilim? Ama keşke bilebilseydim.

“Mük’ap cehalet” Bilmediğini biliyor.

Etrafında ki insanlara o konuda bilgili olduğu zannını veriyor.

Bilmiyorum diyene güvenin.

Biliyorum diyene asla güvenmeyin.

Bilmiyorum diyen insan bilmediğini biliyordur.