İyi bir yalancı, söylediği yalana öncelikle kendisi inanmalıdır. İyi bir oyuncu olması gerekir. Her söylediği yalanı, farklı bir karaktere bürünerek oynar.
Kişi, söylediği yalanın ruh hâline bürünürse inandırmak daha kolaydır.
İnsanların en çok kullandığı yalanlar:
Dünya ahiret bacımsın...
İşim bitsin ben seni ararım...
Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
Hayatımda hiç ilaç almadım...
O, elimizdeki tek kaldı, başka yok...
Vallahi bu size çok yakıştı...
Senin annen bir melekti yavrum...
Merak etme hayatım, sekreterimi görsen çok çirkin...
Yaptığım gözlemlerden şunu anladım ki yalanı sevmeyen ve gerçekleri, doğruları konuşanların etrafında kendileri gibi düşünen birkaç insan görürsünüz.
Gerçekler ve doğrular insanları korkutur. Gerçekler hiçbir zaman saklanamaz. Doğruların üstü de örtülemez. Her ikisi de mutlaka ortaya çıkacaktır.
Herhâlde doğrucuların kaderi yalnızlık ki Ömer Hayyam bile “Kargalar sürü ile, kartallar yalnız uçar.” sözüyle bizi destekliyor.
Yazımı William Shakespeare'in ünlü sözüyle bitiriyorum.
Yalan söylemek zorunda kalmayacağınız günler diliyorum!
Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene asla geri dönmez.
Ruhsuz olmamızın nedenini öğrendik be cancağızlarım.