Yaratılan her şeyin bir ruhu vardır.
Bu yüzden Türklerin inançlarında,
yaratılan her şeyde Tanrı'nın ruhu olduğuna inanılırdı.

Türkler ormana girip hayvan mı avlayacaklar?
Tayga adı verilen orman ruhundan izin alırlardı.
Karınlarını doyuracak kadar hayvan avlarlardı.
Boş yere hayvan öldürülmezdi.
Şimdi spor olsun diye hayvanlar katlediliyor.
Aynı şekilde bir ağacı kesmek zorunda kalırlarsa,
yine bu ruhtan izin alınırdı.
Şimdi denizi görmeme engel oluyor diye ağaçlar kesiliyor.
Otel yapmak için ormanlar yakılıyor.

Türkler ormana “KORULUK” adını vermişlerdir.
KORULUK adı elbette insanlara da bir mesaj verir.
Ağacın, hayvanın ve tüm doğanın bir sahibi olduğunu öğütler.
Onların bu sahip tarafından korunduğunu anlamamız istenirdi.

Gök Tanrı'nın gölgesi olan insanlara da ormanı,
hayvanı ve tüm doğayı korumaları gerektiği mesajını verir.
Ne yazık ki atalarımızdan gelen bu kadim geleneksel bilgileri
yeterince anlamadık ve anlatamadık.
Tanrı'nın sessiz yaratıkları olan ağaçları, hayvanları, kısaca doğayı katlettik.
Şimdi sıra doğada... Seller ve taşkınlarla bizi uyarıyor.
Anlatabildim mi?