Halk TV’de yayınlanan Serkan Asker’in “Görkemli Hatıralar” programını izlemeye çalışırım sıklıkla, gidip göremediğim yerleri bu şekilde olsa da tanırım.
Pazar günü (dün) yayınlanan programda Afyonkarahisar sınırları içindeki Eber Gölü’ne ağırlık verildi. Eber, ülkemizin 12’nci büyük gölüymüş. Bu güzel gölle ilgili şöyle bilgiler elde ettim araştırdığımda:
“Eber Sarısı adlı endemik bitki türü dünyada sadece Eber Gölü’nde yetişmektedir.” Demek ki bu bitki vermiş göle adını. Bolvadin çevresindeki en önemli sulak alanlardan birisidir. Sultan Dağları'nın kuzeybatı yamaçlarıyla Emir Dağları'nın güney uzantıları arasında, Akarçay-Eber kapalı havzası içinde yer alan tektonik bir göldür.
Türkiye'de göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan Eber Gölü, sazlık alanlarıyla birçok kuş türüne üreme ve yaşam alanı olarak ev sahipliği yapmaktadır. Gölde ekonomik değeri en yüksek olan kamış üretimi yapılmakta ve sazan, turna ve aynalı sazan balığı bulunmaktadır. Eber Gölü’nde dikkat çeken bir özellik de yerli halkın “kopak” adını verdiği, su üzerinde kamış köklerinin oluşturduğu yüzer adacıkların bulunmasıdır. Hatta bu adacıklar üzerine balıkçıların barınaklar kurdukları da görülmüştür.
Ama ne üzücüdür ki bu bilgiler eski yıllarda kalmış. Şimdilerde bu güzel göl çeşitli nedenlerle ölü göl olmuş. Başlıca nedenleri arasında, gölün su kaynaklarının tarım arazileri için aşırı ve bilinçsiz bir şekilde kullanılmasının yeraltı ve yerüstü su dengesini bozması, gölü besleyen akarsuların (özellikle Akarçay) üzerine baraj ve göletlerin yapılmasının göle gelen su miktarını büyük ölçüde azaltması, küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcaklıklar ve buharlaşma, yağışların da azalmasıyla birlikte göldeki su seviyesini kritik seviyelere düşürmesi, ayrıca çevredeki yerleşim birimlerinin ve sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenen gölde ötrofikasyon (aşırı besin maddesi birikimi ve oksijen tükenmesi) yaşanmasının ekosistemi zayıflatması sayılmaktadır.
Görüldüğü gibi yine bilinçsizlik, yine insan unsuru öne çıkmaktadır.
Yüzden fazla kuş türünün konakladığı, ürediği ve yaşadığı bir alan olan Eber Gölü’nün hayat verdiği kuşlar, balıklar ve daha yüzlerce çeşit canlı türü de ne yazık ki artık yok. Bu türler içinde Dalmaçya pelikanı, küçük karabatak, bayağı kaşıkçı, alaca balıkçıl, erguvani balıkçıl, bayağı balaban, flamingo, turna ve çeşitli ördek türleri, sazan, aynalı sazan, turna balığı ve kaya balığı, saz vaşağı, yaban domuzu, su yılanı ve kurbağa türleri, tatlı su kereviti yer almaktadır.
Şimdilerde bu gölü tekrar canlandırmak adına çalışmalar yapılmakta; Türkiye'nin dört bir yanından 125 sivil toplum kuruluşu, kamu kurumları ve yerel yönetimler, kuraklık ve kirlilik tehlikesi altındaki Eber Gölü'nü kurtarmak için ortak eylem programları ve koordinasyon çalışmaları yürütmektedir. Umudumuz bu çabaların sonuç vermesi. Çünkü Eber’i kurtarmak demek, yüzlerce canlı türünü kurtarmak demektir.