Geçtiğimiz hafta bu ülkenin bütün iyi insanlarının evinden bir cenaze çıktı. Bilge sanatçı, ozan İlhan İrem “böbrek yetmezliğinden” vefat etti. 60’lı 70’li yaşlarını süren biz yaştakilerin onun berrak, kadife sesinden dinlediğimiz şarkıları hep anılarımızda biriktirmiştik. İrem’in tüm sadeliği ve zarafetiyle aramızdan ayrılması sonucu bir kuşak çocukluğunu, bir kuşak da gençliğini anımsadı ve kendisiyle yüzleşti. Eskiye duyulan özlemdi onun imgesi. Kaybının bu kadar ses getirmesinin bir nedeni de 2017 yılında yaptığı şu röportajda saklı: “Her şey bambaşka ve pırıl pırıl olabilirdi. Hayatımız, sanatımız, ilişkilerimiz, sokaklarımız, doğamız, sahillerimiz, eğitim sistemimiz, siyasetimiz, maalesef giderek bir batağa saplandı. Oysa yüz yıl önce geleceğin ufkuna bir gökkuşağı çizilmişti. Gerilemeyi ilerleme diye topluma zerk eden zihniyet, türlü karalamalarla gerçekleri ekseninden kaydırarak, kendi ufukları kadar bir gelecek çizmeye başladılar. Güzellikler karartıldığı için, insanlar yetinmeyi öğrendi. O yüzden bazı istisnalar dışında, artık bütün kavramlar sahtedir. Bu kıyamet ortamında mucizevi bir şekilde yetişen aydınlık fikirli insanlar ve onların çağdaş eserleri, çölde açan çiçekler gibidir...”
Ne demişti Yaşar Kemal; “O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler, demirin tuncuna insanın piçine kaldık...” Doğa uluslar, kabileler, aşiretler yaratmaz yalnızca bireyler yaratır. Esas olan o bireylerin ulusal ölçekte yurttaş, evrensel ölçekte insan olabilmesidir. Kimisi bu dünyadan geçerken insan olup da göçer gider, iz bırakır, böyle biri de yaşamıştı bu topraklarda dedirtir. Kimisi ardından lanet okutur. İnsan bu çeşit çeşit… Hepsine de haksız yere ortak ad koymuşuz “insan” diye. Düşünce tarihinin en büyük sorularından biridir; Tanrının insanı yaratması mı yoksa insanın tanrıyı yaratması mı daha büyük hatadır acaba? İnsanı belirleyen de koşullar olsa gerek. Çarlık Rusya’sında yaşamış anarşizmin babası, ünlü Rus devrimci Bakunin “en ateşli devrimciye sınırsız yetkiyi verin bir süre sonra Çardan beter olacaktır” demişti. Yıllardır yaratılan vasat politik iklim ve onun yarattığı insan profiliyle mücadele ederken bu ülkenin iyi insanlarının kimisinin parçası eksildi, kimisi de tümden yitirildi…