Diyalektik karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimi olarak bilinir. Alman idealizminin en baba isimlerinden Hegel’e göre her türlü ilerleme diyalektik kavramı ile açıklanabilir. Basitçe “Tez” ve “antitez”in ortaya konulmasıyla belli bir konu üzerinden ortak değerlerin inşası ve “sentez”e ulaşma anlamına gelse de aslında derin konudur. Ancak daha önce de yazdım, Hegel diyalektik kavramına büyük katkısı olan bir filozof olmasına karşın hiçbir zaman doğrudan “tez, antitez ve sentezden” söz etmemiştir. Onun diyalektiğe ilişkin söylemi Türkçede karşılığı olmayan “aufhebung” sözcüğü ile karşılanır. Aufhebung (afebung diye okunuyor), hem yok saymak hem saklamak hem de yükseltmek anlamına geliyor. Bu üç eylemi bir arada ve aynı anda yapmak anlamına kullanılan bir sözcük ve değil Türkçede, başka hiçbir dilde karşılığı yok. Yani “aufhebung” ikilik veya zıtlık oluşturan tarafların ikisini de reddedip, fakat birer unsur olarak ikisini de içerip başka bir kavrama yükselmek demek oluyor. Sonuçta varılan sentezde hem tezden hem de antitezden unsurlar bulunmakta, ama kendileri tarihin çöplüğüne gitmektedir, onlara artık gerek kalmamıştır. Hegel’e göre “aufhebung” diyalektiğin hareketidir. Türkçe de kavramın en iyi karşılığını “kapsayıp aşmak” şeklinde ifade etmek mümkün. Ortadan kalkan şey, varlığını kaybetmez, onun yerini alan yeni biçim eskinin varlığını yadsımaz, ortadan kalkanla beraber kendisini var eder hem de daha yücelmiş olarak. Bence “aufhebung” sihirli bir sözcük ve kavram…
Bu sözcük yine nereden aklına takıldı şimdi diye soracak olursanız, Özgür Özel’in bir gazetecinin sorduğu soruya verdiği yanıt beni buralara getirdi. CHP’nin ideolojisi bildiğiniz gibi altı ok ile sembolize edilir. Bu ideoloji bazı karşıtlıkları içinde barındırır. Cumhuriyet Monarşi karşıtlığını, Halkçılık Oligarşi karşıtlığını, Devletçilik Serbest piyasa karşıtlığını, Laiklik Teokrasi karşıtlığını, Milliyetçilik Ümmetçilik karşıtlığını, Devrimcilik Muhafazakarlık karşıtlığını içerir. Gazeteci soruyu soruyor; Yeni Parti olarak CHP’nin mirasını ret mi edeceksiniz? Yanıt şöyle; “Biz Atatürk’ün kurduğu CHP’nin mirasını reddetmiyoruz. Cumhuriyet, laiklik, demokratik mücadele, sosyal demokrasi, kamuculuk. Bunlar bizim siyasi mirasımız. Kimseye bırakmayız. Ama şunu da açıkça söylüyoruz: Geçmişin sınırlarına da hapsolmayacağız. Bizim ‘kapsayıp aşmak’ dediğimiz şey tam olarak bu.” Günümüz Parti liderlerinden birinin Hegel’e atıfla gelişmeyi diyalektiğe indirgemesi pek sık rastlanabilecek bir şey değil ülkemizde, benim hoşuma gitti de paylaşayım dedim…