Yirmi iki yaşından yakın zamanda ulaşacağım seksen dört yaşına kadar yerel gazetecilikle ilişkilerimi hiç koparmadım. Bir başka çabayı daha kesintisiz sürdürdüm: Yerel gazetecilikte bağlantıların, iletişimlerin, rekabetin ve iş birliklerinin “toplum için en iyiyi üretme” idealini hayata taşımada yaygın gazetelere göre farklı yönlerini değerlendirenlerin erişebildiğim gerekçelerini not ederek arşivledim.

Paylaşmak istediğim yerel gazetecilik özelliklerinden ilki “toplulukla” olan bağıdır. Yaygın gazete, ülkenin en uygun merkezinden ülke geneline haber ve yorum yayarak toplumsal bilgilenmeyi artırmak ister. Yerel gazete ise belli bir yörede “topluluk” tanımına yakın bir sosyal örgütlenme içinde varlığını sürdürür.

Yerel gazete, insanların birbirini evde, sokakta, çarşıda, pazarda, düğünde, dernekte, toyda, törende, iyi günde, kötü günde gözle ve sözle gözetlediği ve denetlediği “topluluk örgütlenmesi” içinde var olur. Yerel gazeteci, toplumun kültür değerlerinin günümüze yansıyan, gelecek inşasında da tutucu ya da ilerici etkiler yapan ilke, kural ve yaptırımlarını daha ağır hisseder. Yaptığı iyi işleri de olumsuzları da insanlar gözle ve sözle hissettirir. Yerel gazeteci, kendine söylenenlerin ne denli içten, ne denli yaranmak için yamulma özü taşıdığını kolaylıkla anlayabilir.

Yerel gazetecinin sürekli yaşadığı “büyük gözaltı”, kendine biçtiği değerlerden oluşan “kimlik” ile içinde yaşadığı topluluğun kendisi için biçtiği değerlerden oluşan “kişilik” dengesinde çok açık bir “mahalle baskısı” altındadır. Topluluğun yüz yüze ilişkilerinde gazetecinin kişiliğiyle ilgili söylemleri ile kahve söyleşilerindeki söylemleri karşılaştırdığınızda “asıl gerçekliği” yakalayabiliriz.

Yerel gazetecinin üzerindeki büyük gözaltının bir başka etkisi, haber ve yorumun oluşması, olgunlaşması ve çoğalmasında gözlemlenebilir. Topluluk örgütlenmesinde düşünce biçimi, inanç değerleri, ilke ve kural bilinci, söz ile davranış farkları daha kolay anlaşılır. Gazeteciyi “iç tutarlılıktan” uzaklaştıran her sapmada “malumat çarpanı” dediğimiz, bugünün “sosyal medya platformları” aracılığıyla daha değişik bir boyut kazanan bir olgunun baskısıyla yüzleşirsiniz. Topluluk düzleminde malumat düzeyindeki haber ve yorum berberde, kasapta, bakkalda, çarşıda, kahvede çok çabuk yayılır. Çok eskilerden beri “malumat çarpanı” dediğimiz haber ve yorumun yayılması, çok ötelerden bu yana yerel gazetecinin yaşadığı olgudur.

Neden “malumat” terimini kullanıyorum? Bilgi, malumatın uygun yöntemlerle test edilerek doğrulanmış olanıdır; aynı zamanda uygulanabilir olandır.

Topluluk düzlemindeki malumat yayılması bugün sosyal medyaya taşınmıştır. Doğrulanmamış, kulaktan dolma anlatımlardan oluşur; çoğunluğuyla ilgili olan için haksızlık, adaletsizlik, vicdansızlık yaratabilir.

Eğer yerel gazetede çalışıyorsanız, toplum düzeyinde üzeri kutsal şallarla örtülen birçok kötülük kaynağı malumatı saklamanız mümkün değildir. Topluluk örgütlenmesinde aynı kolaylıkta kötüler üzerine kutsal şallar örtemezsiniz. İnsanlar malumatın arka planına daha yakındır, “yalancının mumunun yatsıya kadar yanma olasılığı” düşüktür.

Yerel gazetecilik, kimlik ve kişilik arasındaki tutarlılık ya da çelişkileri göz ve söz menzilinde tuttuğu için “davranış özeni” gerektirir. Bu özen, kimlik değerlerimize ve kişilik özenimize daha fazla yatırım yapmaya zorlar. Büyük gözaltının disiplini, kendimize saygıyı geliştirir; kendimize saygı işimize özeni, işimize özen kaliteli gelişmeyi besler.

Yerel gazete ve gazetecilik, yaygın gazete ve gazeteciliğe göre daha “öğreticidir”. Önemli olan, bütün makam ve mevki, pozisyon güçlerini yitirip sokakta sıradan bir insan olarak yürürken, daha önce sizi malumat ötesinde bilgi düzeyinde tanımış olanların gözlerinin içine bakmadır. Gözler yalan söylemez, yaptığınızı ya da yapmadığınızı yüzünüze vurur; vicdanınızda kendinizi sorgulama dinamiklerini harekete geçirir.