Son yıllarda köyler ciddi şekilde şehirlere, daha büyük yerleşkelere, kasabalara göç etmeye başladı. Yıllar önce gazetem Sakarya ile gittiğimiz İnönü’de, artık eskisince o çok özel yoğurt ve kaymağın neden üretilmediğini sormuştuk bir aileye. Onlar da gençler burasını, tuttuğumuz mesleği beğenmiyorlar, şehre gidiyorlar, bekçiliği, çöpçülüğü bile yeğliyorlar demişti. “Bir hafta sonu ailece Espark’a gezmeye gitsek yeter” demiş o ailenin gençleri.
Espark malum, kentimizin gözde alışveriş merkezi. Çok enderdir uğradığım, alışveriş yaptığımı ise hemen hiç anımsamıyorum. Eski tarihlerde bile fiyatlar uçuyordu şimdi kim bilir nasıldır? Lafın özü; düşünüyorum da o İnönü gibi çok özel, güzel bir yerleşimden, baba ata mesleğini terk edip şehre göçen, asgari ücretle çalışan ailenin reisi AVM’yi gezerken acaba ne kadarlık bir bütçeyle alışveriş yapıyordur, ya da yapmayı başarıyor mudur?
Neyse, lafa biraz tersinden girdim gibi. İnsanlarımız köylerde besicilik çiftçilik icra ederken yanlarında hep can dostları köpekleri oldu. Biraz çıkar ilişkisiydi onların ki ama olsun, o özel canlar hep sahiplerinin yanında oldular. Sonra kentlere göçünce ihtiyaçları bitti, kimisi arkalarına bakmadan bıraktı gitti, kimisi kamyonlara, araçlara doldurup şehre terk etti o canları. Şehrin tam da göbeğinde kaç kez gördüm; boyunlarında demir tasma, şaşkın şakın trafiğin ortasında gezen kangalları, sürü köpeklerini.
Şimdilerde insanlar, en çok da bu kırsalda hayvanlarla iç içe yaşayanlar, sokaklarda köpek görmeye tahammül edemiyorlar. Sadece onlar mı? Sözde okumuş, entellektüel yaftalılar da öyle. Bu canların toplanmasını, barınaklara atılmasını, olmadı uyutulup, itlaf edilmesini öneriyorlar. Bu bağlamda siteler, sayfalar oluşturup sosyal medyada, basında, tv. de baskı oluşturmaya çabalıyorlar.
Başarılı oluyorlar mı? E sanki oluyorlar gibi. Geçtiğimiz hafta Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, “sokaklarda sahipsiz köpek olmaz, bunlar toplansın, belediyeler büyük barınaklar yapsın, oralara konulsun” dedi. Bu beyanatı fırsat bilenler de olmuş ne yazık ki; iç yakan yakalama videoları paylaşıldı biz can korumacıların sosyal medya sayfalarında.
Şimdi bizlerin, biz hayvan hakları savunucularının bir haklı isteğini iletmek isterim; büyük barınaklar kurulması, sokaklardan canların arındırılması adına asla çözüm değildir, bunun yerine, “büyük kısırlaştırılma merkezleri acilen oluşturulmalı ve ülke çapında kısırlaştırılma seferberliğine başlanmalıdır.”
Mademki onları görmeye tahammülü yok bazılarının, o halde üremelerinin önü en insani ve yasanın işaret ettiği gibi önlenmelidir. Diğer hiçbir alternatif ise kabulümüz değildir, bu böyle biline!