Evet, zor hem de çok zor, çok acılı, yorucu, kahredici. İçinde bir sevgi volkanı, yanardağ her an patlamaya hazır, vermeye hazırsınız karşılıksız, çıkarsız, cömertçe, ama karşında semsert bir sevgisizlik duvarı; soğuk, aşılması olanaksız. Ötesi.. O duvarın arkasındakiler seni de kendi taraflarına çekmek için amansız bir savaş vermekteler.
Doğan her güne endişeyle, kaygıyla uyanmak, etrafında Diyojen misali kör kandilinle seven insan aramak. Senin kucakladıklarına o sevgisizler ordusu tarafından zarar verildiğini görmek ve çaresizce izlemek durumunda kalmak.
İşte bu duygular içindeyken, 2017 yılında sosyal medyada paylaştığım bir yazıma rast geldim. Yine paylaşmak istiyorum:
Değişen bir durum yok demişim; hiçbir şey olması gereken yerde ve olması gerektiği gibi değil, her şey paramparça, kırık dökük, yozlaşma rüzgarının biçtiği ruhlar acılı, dönüşü olmayan yollarda. Bunun bilincinde olmanın dayanılmaz huzursuzluğunu yaşayanlara selam olsun diye bitirmişim yazımı.
Evet yine yeniden selam olsun yoldaşlarıma, hepinizi çok ama çok iyi anlıyorum. Biliyorum sizler de beni anlıyorsunuz, nihayetinde yoldaşız işte.
Sevginin, iyiliğin bulaşıcı olduğu gibi, sevgisizlik de kötülük de bulaşıcı ne yazık ki ülkemizde.
Bir süre önce açılan ( 5199 sayılı hayvanları koruma yasası değişikliği maddeleri) Pandoranın Kutusundan çıkan ne kadar kötülük varsa ortalıkta çoğalarak gezinmekte. Önüne gelen her şeyi de yakıp, yıkıp yok etmekte. Doğa, ağacıyla, ormanı, gölü, denizi, gün gelince bizleri bağrına basacak toprağıyla ağlamakta. Hayvanlar, en az bizler kadar yaşam haklarına sahip canlılar, kedisi, köpeği, atı, eşeği, koyunu, kuzusu, kanatlısı acımasızca katledilmekte, yok edilmekte.
Şimdi bunlara yaban hayvanı canlıları da eklendi, yaşam alanlarının dibine kurulan villası, oteliyle aç, susuz kalan, huzurları bozulan ayılar, domuzlar, tilkiler ve daha niceleri şimdilerde olmamaları gereken yerlerde şehirlerde sıklıkla görülmeye başladı. Sonuç: bilinçsizce bu canların yok edilmeleri adına açılan kampanyalar, onların yaşamlarını korumayla görevli kurumların akıl almaz işleri.
Yazımı bitirmeliyim; sevgisizler dünyasında içindeki sevgi pınarıyla yaşamak zor! Çünkü o pınar artık seni boğma noktasında. Bırakıp gidenlere selam olsun!