Evet çocuk sevgisi bir başkadır. Hiç sevilmez mi? Anne baba hayatını adar onlara; yemez yedirir, giymez giydirir, kıymetlidir çocuklarımız elbette hem de çok.
Birkaç yıldır sokaklarımızı paylaştığımız sahipsiz canlarımızın toplanması adına amansız bir kampanya yürütüldü, halen de devam ediliyor buna.Yalan yanlış haberler basında, tv. ekranlarında özellikle de sosyal medyada yüzlerce çakma profillerce paylaşıldı. Algı oluşturmak adına ellerinden gelenin çok fazlasını yaptı o vicdanları kara, insanlıktan zerre nasiplenmemişlerce. Sonunda muratlarına erdiler.
Bugün sokaklarda, parklarda, bahçelerde, kırda, yabanda, köyde, şehirde o can dostlarına, insana en sadık can dostlarına rastgelmez olduk artık.
Bu dünyaya istemleri dışında gelmenin dışında bir suçları olmayan canların toplumdan soyutlanması adına çağrıda bulunanların en büyük gerekçeleri çocuklar oldu. “Onlar yüzünden çocuklarımız dışarı çıkamıyor, onlar çocuklara saldırıyor” kabilinden paylaşımlarla köpekleri çocukların karşısına çıkarttılar.
Geçtiğimiz yıla dönüp bir bakayım dedim, kaç evlat, kaç çocuk köpeklerin saldırısına uğramış, yaşamdan koparılmış diye.
Türkiye'de son bir yılda cinayet, iş cinayeti, ihmal ve benzeri önlenebilir nedenlerle hayatını kaybeden veya öldürülen çocukların sayısına dair devlet kurumları tarafından açıklanmış tek bir resmi ve güncel toplu veri bulunmamaktadır. Ancak sivil toplum kuruluşları ve insan hakları raporları, yüzlerce çocuğun önlenebilir sebeplerle yaşamını yitirdiğini göstermektedir. Evet bu bilgi çıktı önüme.
Bu konuyla ilgili olarak, FİSA (Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği) Çocuk Hakları Merkezi, 2025 yılının ilk beş ayına ilişkin çocuk yaşam hakkı ihlallerine dair hazırladığı bilgi notunu kamuoyuyla paylaşmış. Medya taraması yoluyla elde edilen verilere dayanan rapora göre, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle en az 365 çocuk yaşamını yitirmiş. Raporda en fazla çocuk ölümünün Bolu (38), Urfa (26) ve İstanbul (25) illerinde yaşandığı belirtilmiş.
Ölüm nedenleri arasında kamu hizmetlerinin çocuklara özgü sunulmaması ve denetim eksiklikleri öne çıkmış. Onlardan hiçbiri bir köpek saldırısı sonucunda hayatını yitirmemiş.
Evet, kıymetlilerimiz, evlatlarımız ölmesin, yaşamlarını yitirmesin elbette. Ama bunun önlenmesi adına gerçek faiillerin, gerçek nedenlerin tespit edilip gerekli önlemlerin alınması gerekmez mi? Ağzı var dili yok masumlara suç yüklemek köpekleri günah keçisi yapmak onları kurtarmaz ki. Masum canların vebalini almamak lazım.