Eskişehir’in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerindeki Nadir Toprak Elementleri (NTE) sahalarında yer alan 258 taşınmaz için ‘acele kamulaştırma’ kararı alındı.

Resmi Gazetede yer alan Cumhurbaşkanlığı kararına göre kamulaştırma Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamındaki madencilik faaliyetleri ile endüstriyel tesis alt yapılarının kurulabilmesi için yapıldı.

Projeye göre 2.65 milyon metre karelik bir alanda açık ocak alanları, cevher ve pasa stok sahaları, yollar, atık barajı, üretim tesisleri ve yardımcı alt yapılar kurulacak.

Öncelikle “Acele kamulaştırmanın” yurt savunması, acil afet durumları veya özel kanunlarla belirlenen acil kamu yararı gerektiren projelerde idarenin taşınmaza ivedilikle el koymasını sağlayan istisnai bir yöntem olduğunu belirtmek gerekli.

Bu alanda kanunda belirtilen afet koşulları olmadığına göre nasıl bir ‘acil kamu yararı’ var ki istisnai uygulama olan acele kamulaştırma yapılabildi, anlamak mümkün değil.

Kamulaştırmanın neden böyle bir zamanlama ile yapıldığı konusu da kamuoyunda büyük bir merak uyandırmış durumda.

Sorunun yanıtını vermek aslında zor değil.

Arazi özel mülkiyette ise uzun süren dava süreçlerini beklemek yerine ‘acele kamulaştırma’ ile en kısa sürede madencilik faaliyetine başlanması öngörülüyor.

Hatta kamulaştırma bedeli konusunda taraflar anlaşamasa ve dava konusu olsa bile bu süreçte madencilik faaliyeti sürdürülebiliyor.

Özetle Eti Maden İşletmesi kamulaştırmayı tamamlayarak bir an önce belirtilen bölgede faaliyete başlamak istiyor.

Diğer yandan Nadir Toprak Elementleri konusunda asıl zorluğun madeni çıkarmak değil cevherdeki elementlerin birbirinden ayrıştırılması olduğu biliniyor.

Türkiye, Nadir Toprak Elementleri konusunda büyük bir kaynağı temsil ediyor ancak cevheri yüksek saflıkta metale dönüştürecek rafinaj alt yapısına sahip değil.

Nadir Toprak Elementleri rezervinin savunma sanayi başta olmak üzere kritik sektörlerde önemli bir girdi olması nedeniyle ülkemizin uluslararası ticaret savaşları içindeki konumu bakımından büyük bir önemi var.

Kamulaştırma kararının açıklanmasından sonra kentteki duyarlı çevrelerden tepkiler geldi.

Mülkiyet hakkının korunması

Tarım arazilerinin zarar görmesi olasılığı

Çevrede yaratacağı çok boyutlu sorunlarla ilgili kaygılar dile getirildi.

Bu noktada ilginç olan ise kamulaştırma kararının bölgede yaratacağı ‘istihdam beklentisi’ gerekçesiyle yöre halkının bir kısmı tarafından olumlu karşılanması.

Oysaki Nadir Toprak Elementlerinin çıkarılması ve işlenmesinin bölgede yaratacağı;

Kimyasal ve asidik atıklar nedeniyle oluşturacağı çevre kirliliği

İşleme sürecinde oluşan toryum ve uranyum gibi radyoaktif atık birikiminin neden olduğu tehlikeler

İnsan sağlığı üzerindeki toksik riskler

Yer altı suları ve bitki örtüsünü zehirleyerek ekosistemde yaratacağı tahribat konularında

Açık bir bilgilendirme süreci yürütülmeden faaliyetlere hız verilmeye çalışılıyor.

Gelinen noktada yer altı zenginliklerine sahip çıkılması, havayı ve çevreyi daha az kirleten madencilik uygulamaları konusundaki toplumsal talebin daha güçlü bir şekilde ortaya konulması gerekli.

Eskişehir’in diğer ilçelerindeki maden projelerinde olduğu gibi şirketlerin en önemli argümanı olan ‘istihdam yaratma vaadine’ çok dikkatle yaklaşılmalı.

Tarım ve mera alanlarını tehdit eden Alpu Ovası ve Sakarya nehri havzasını da etkileyecek olan büyük bir hat üzerindeki maden projelerinin su kaynakları ve doğa üzerindeki olumsuz etkileri halka çok daha iyi anlatılmalı.