Elinizde 50 milyon lira paranız var ve bu paranızı değerlendirmek, yatırıma dönüştürmek istiyorsunuz…
Bu para ile fabrika satın alıp üretim mi yaparsınız?
Yoksa…
Kısa süre içinde imara açılacak olan bir arsayı mı satın alırsınız?
***
Fabrika satın alıp, üretim yapmaya karar verdiniz diyelim…
Yerine getirmek zorunda kalacağınız yüzlerce prosedürden tutun da, üretim yapacağınız makine ve teçhizatın temin edilip kurulmasına, üretimde çalıştıracağınız personel temininden tutunda, üretimi yapılacak ürünün pazarlamasına kadar, deyim yerindeyse ananızdan emdiğiniz süt burnunuzdan gelecektir.
Üretimi yapıp para kazanmaya başlamanız en az 2-3 yılı bulacak, yaptığınız yatırımı amorti etmeniz ise belki 10-15 yılı bulacaktır.
***
Halbuki; aynı paraya alacağınız imara açılacak bir arsayı, imara açılır açılmaz sattığınızda ya da müteahhide verdiğinizde, yatırdığınız paranın en az 4-5 katını hem de 1-2 yıl gibi kısa bir süre içinde kazanmanız garanti!
***
İşte bu yüzden parası olan yatırım için üretimi tercih etmiyor.
İşte bu yüzden arsa fiyatlarının hızına yetişilemiyor.
Hatta…
Üretim yaparak para kazananların çoğu kazandığı parayı arsaya-tarlaya yatırıyor.
Sonuç olarak: bu işin sonu hiç de iyiye gitmiyor.
Çünkü…
Üretime gidecek para bir anlamda ranta gidiyor…

ETİ’DEN ŞIK BİR DAVRANIŞ…
Eti, afetlerden etkilenen bölgelerde dağıtılmak üzere özel bir bisküvi tasarlamış.
***
Vitamin ve minerallerle zenginleştirilen bisküvi, olası acil durumlarda Eskişehir Eti Bisküvi Fabrikası’nda hızla üretilerek etkilenen bölgelere yardım amaçlı gönderilecekmiş.
***
Afetzede vatandaşların günlük ihtiyacı olan besin öğelerinin bir kısmını karşılamasına yardımcı olacak şekilde tasarlanan bisküvinin içeriğinde Demir, Çinko ve D vitamini dahil olmak üzere 11 farklı vitamin ve 5 çeşit mineral bulunuyormuş.
***
Bisküvi için özel olarak tasarlanan ambalajın üzerinde “Afet ve acil durumlar için özel olarak tasarlanmıştır” ifadesi ve “Para ile satılamaz” uyarısı da özellikle konulmuş.
***
Bu bence iyi düşünülmüş, çok duyarlı ve oldukça da şık bir davranış.
Umarız aynı hassasiyet sağlık, hijyen ve ilaç sektörü başta olmak üzere, tüm sektörlerde faaliyet gösteren büyük firmalar için bir örnek teşkil eder…

SORULDUĞUNDA “SİYASET BİZİM İŞİMİZ DEĞİL”DİYORLAR AMA…
Oda başkanları oldukça rahat birer seçim geçirdiler.
Celalettin Kesikbaş Sanayi Odası’nda, Metin Güler Ticaret Odası’nda, Nadir Küpeli de Organize Sanayi Bölgesi’nde seçimlere rakipsiz tek aday olarak girip, yeniden güven tazelediler.
***
Odaların tek adaylı seçimleri geride kaldı elbette ama şimdi sırada birkaç ay sonra yapılacak genel seçimler ve bir yıl sonra yapılacak mahalli seçimler var.
Her iki seçimle ilgili muhtemel aday isimleri sıralandığında yukarıda saydığımız oda başkanlarının isimleri ister istemez geçiyor.
***
Celalettin Kesikbaş’ın CHP’den, Metin Güler’in İYİ Parti’den, Nadir Küpeli’nin ise AK Partiden aday gösterilebilecekleri sıklıkla konuşuluyor…
***
Kesikbaş’ın CHP’ye, Küpeli’nin AKP’ye yakın olduğunun, Güler’in ise birkaç gün önce Ankara’ya giderek İYİ parti ile görüştüğünün bilinmesi, bu isimlerin olası adaylıklarını ister istemez arttırıyor…
***
Sorulduğunda üçü de adaylık niyetlerinin olmadığını söyleyip, “siyaset bizim işimiz değil” deseler de bu isimlerin aday olarak karşımıza çıkmaları çok da sürpriz olmayacak gibi…
