Devlet Hastanesi binası depreme dayanıklı olmadığı için yıkıldı.
İki yıl önce, yıllardır boş duran arsa üzerine 700 yataklı yeni bir Devlet Hastanesi yapılacağı müjdesi verildi.
Müjdeyi veren hem AK Parti il başkanı hem de dönemin MHP il başkanıydı.
***
Ancak, “Yapılacak” sözü verilen yeni Devlet Hastanesi o yıl bakanlığın yatırım programında yer almadı.
“Ek yatırım programına alınacak” denilse de söz konusu Devlet Hastanesi bir sonraki yılın yatırım programında da yer almadı.
***
Hep birlikte yıkılan Devlet Hastanesi'nin yerine yeni Devlet Hastanesi yapılmasını beklerken bir gece Resmi Gazete'de söz konusu hastanenin yapılacağı alanın özelleştirme idaresi kapsamına alındığına ilişkin karar yayınlandı.
***
Yeni hastane binası yapılması beklenirken, hastane alanının özelleştirme kararı büyük tepki gördü.
Kararın geri alınacağına ilişkin söylemlerle geçen 3-4 ayın ardından, nitekim söz konusu hastane alanı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsamından çıkartıldı.
***
Arsa kurtuldu, biz de böylece arsanın kurtulduğuna sevinip, başa dönmüş olduk.
Muhtemelen bundan sonra o alana yine Devlet Hastanesi binası yapılacağı müjdesi verilecek, sözü verilen hastanenin bakanlık yatırım programına alınıp alınmadığını takip etmeye başlayacağız falan filan...
***
Sonuç olarak.
Geldiğimiz noktada, hastane sözü uçtu, arsa önce gitti sonra geri geldi, biz de arsanın kurtulduğuna sevindiğimizle kaldık...
***
NOT- Rahmetli belediye başkanı Selami Vardar, yardımcılığını yapan rahmetli yardımcısı Aytaç Çınar'a bir gün “Bizim İtfaiye Müdürlüğü hiç çalışmıyor” demiş. Muzipliği ile ünlü Aytaç Çınar ise “Niye öyle diyorsunuz başkanım. En azından binaları kurtaramasalar bile arsayı kurtarıyorlar” cevabını vermiş. Yukarıdaki mesele de aynen buna benzedi...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
BU BANA ÇOK SAÇMA GELDİ...
CHP Tepebaşı Belediye Meclis Üyesi Devran Yıldırım, Tepebaşı Belediye Meclisi’nde ihtisas komisyonlarının yeniden oluşturulmasına ilişkin uygulamanın hukuki dayanağını basın yoluyla sormuş.
***
Biz de sorduk; CHP'de kalan Tepebaşı Belediye meclis üyesi Devran Yıldırım, ihtisas komisyonlarının belirlendiği meclis toplantısına katılmamış.
***
Keşke o meclis oturumuna katılsaymış ve ihtisas komisyonlarının yeniden oluşturulmasına yönelik hukuki dayanak sorularını tam yerinde sorsaymış.
Tam da yerinde cevabını alsaymış.
***
Meclis üyesi, mecliste gelişen bir olayın sorusunu mecliste sormalı.
Görevi zaten bu...
Şimdi belediye de kendi meclis üyesinin basın üzerinden sorduğu soruya vereceği cevabı basın yoluyla mı verecek?
Bu bana çok saçma geldi...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
HAİNLİK UCUZDU DA BÖYLESİNE YAYGIN KULLANIMI HİÇ BU KADAR UCUZ OLMAMIŞTI...
HAİN KİM?
Bir süredir herkes birbirini hainlikle suçlamayı adeta moda haline getirdi ya, ülkede neredeyse hainlikle suçlanmayan kimse kalmadı.
Kelimenin bu denli fazla ve herkese karşı kullanılır hale getirilmesi, “Hain” kelimesinin de aleni kullanılan kelimeler arasına girmesine neden oldu.
Halbuki “Hain” kelimesi ihanet içinde olanlara karşı kullanılan son derece ağır bir tanımlamayı içeriyor.
Dün bir yerde rastladık “Hain kime denir?” başlıklı şu yazıya rastladık:
-Emaneti ehline vermeyen haindir!
-Devleti ve milletini satan haindir!
-İşini doğru yapmayan haindir!
-Kamu malını çalan haindir!
-Ayrımcılık yapan haindir!
-Nefret körükleyen haindir!
-Rant kaygısı olan haindir!
-Rüşvet alan haindir!
-Vatanı işlediği suça kalkan yapan haindir!
-Herkese “Hain” diyen haindir!
Siz siz olan, yukarıda sıralananları yapanların dışındaki insanları hainlikle falan suçlamayın.
Hain tanımını hak edenlerin bari suçu hafiflemesin!
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,