Daha önceki yıllarda olduğu gibi AK Partililer şu sıralar yine Barlar Sokağına sarmış.

Bugüne dek olduğu gibi, “Kapatılmalı da kapatılmalı” demeye başladılar.

Kavgalar oluyormuş, sıkıntılar yaşanıyormuş, tehlike oluşturuyormuş falan filan...

***

Gece hayatının şehirlerin bir gerçeği olduğunu, insanların eğlenme hakkı bulunduğunu, işletmelerin bu sektörde hizmet verdiğini, sokakların geceleri de yaşadığını bir türlü görmek istemiyorlar.

Asıl meselenin bunu yok saymak değil, doğru şekilde yönetmek olduğunu da...

Tam da bu noktada, “Barlar Sokağı” olarak adlandırılan bölgelerin önemli bir seçenek olduğu gerçeğini kabullenmek istemiyorlar.

***

Şehrin farklı noktalarında bulunan eğlence mekanlarının denetim alanını büyüteceği için güvenlik açısından ciddi bir bedel oluşturacağını da anlamak istemiyorlar.

Oysa işletmelerin belirli bir bölgede yoğunlaşması, güvenliğin de aynı bölgede yoğunlaştırılmasına imkan verir.

Yani mesele yalnızca eğlencenin bir arada olması değil; güvenliğin de daha etkin biçimde sağlanabilmesidir.

***

Kısacası...

Meselenin eğlenceyi yasaklamak değil, eğlenceyi yönetebilmek olduğunu da işlerine gelmediği için kabullenmek istemiyorlar.

Hatta...

Doğru planlanmış bir “Barlar Sokağı”nın yalnızca eğlencenin değil, güvenliğin de merkezileştiği bir şehircilik modeli olacağı gerçeği umurlarında bile değil.

***

“Barlar Sokağı”nı savunurken, kuralsızlığı savunduğumuz gibi yanlış bir izlenim vermek istemeyiz.

Tam tersine...

Kuralların daha kolay uygulanabildiği, denetimin daha görünür olduğu ve sorun çıktığında müdahalenin daha hızlı yapılabildiği bir alandan yana olduğumuzu dile getirmeye çalışıyoruz.

***

Çevrede yaşayan vatandaşların huzuru gözetildikten, çevre temizliği, trafik ve asayiş sorunları ciddi biçimde ele alındıktan ve işletmeler de üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra, “Barlar Sokağı”nın doğru bir alan olduğunu düşünüyorum.

Kaldı ki...

Eğer bir yakınma varsa, kabahatin sokakta değil; sorumluluklarını ve denetim görevlerini tam anlamıyla yerine getirmeyen kurumlarda olduğuna inanıyorum.

***

O yüzden...

Türkiye’nin hemen her ilinde bulunan, hatta en muhafazakar illerden Sakarya’da bile iki tane bulunan Barlar Sokağı’na bizim AK Partililerin sürekli kafayı takması ve sık sık kapatılmasıyla ilgili açıklamalar yapması, bana sanki sokaktan çok muhafazakar parti tabanına şirin görünme amacı taşıyor gibi geliyor.

***

NOT:

İçki sevmeyiz.

Bünyemiz bir türlü kabullenemedi.

Ortama uyma adına, ayda yılda bir de olsa, sonradan rahatsız olacağımızı bile bile almak durumunda kaldığımız oluyor.

Demek istediğim şu:

Burada Balar Sokağı ile ilgili düşüncemizi aktarırken o sokağın ve mekanları müdavimi olduğum falan akıllar gelmesin.

İki de bir “Barlar Sokağı kapatılsın” diyen çoğu kişiyi de çok iyi biliyorum ki, ne onlar kadar içki içmişliğim var ne de onlar kadar o sokağa gitmişliğim...

B A R L A R

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ. YOL HALA AYNI YOL...

Bundan tam bir yıl önce bugün, Seyitgazi'nin kurtuluş yıl dönümü nedeniyle ilçede görevlendirilen Emniyet Müdürlüğüne ait araç, ilçeden şehre dönüş yolunda kaza yapmıştı.
Kazada 15 polis memurumuz yaralanmıştı.
Şükürler olsun ki yaralanan emniyet mensuplarının tedavi altına alındıkları hastanede durumlarının iyi olduğu haberi yüreklere su serpmişti.
***
Kaza sonrası AK Parti milletvekili Ayşen Gürcan sosyal medya hesabı üzerinden geçmiş olsun mesajı yayınlamış.
AK Parti il başkanı Gürhan Albayrak ise geçmiş olsun mesajı yayınlamakla kalmamış, bizzat hastaneye giderek tedavi gören emniyet mensuplarına geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuştu.
***

Biz de bu köşeden her ikisine hitaben; gösterdikleri hassasiyetin son derece güzel olduğunu ama aynı hassasiyeti kazanın meydana geldiği yolun bitirilmesi hususunda da göstermeleri gerektiğini dile getirmiş ve “Umarız bu kaza son olur. Seyitgazi yolu bir daha ki kurtuluş gününe kadar tamamlanır. Biz de böylece her kaza sonrası endişe ve üzüntü yaşamak zorunda kalmayız” demişiz.
Üzerinden tam bir yıl geçmiş.
Yol hala bildiğiniz haliyle duruyor!
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

İNSAN NE DİYECEĞİNİ BİLEMİYOR

Eskişehir Sağlık Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal enteresan bir isim...
Sık sık sağlık sistemindeki aksaklıkları dile getirip yakınıyor ve sistemin uygulayıcılarını suçluyor.
***
Önceki gün yine bir açıklaması vardı gazetelerde.
“Sağlık çalışanlarını işportacı yaptılar” demiş, ardından aile hekimlerinin ağır bir iş gücü altında olduğunu söylemiş, en sonunda da "Sağlıkta izandan uzak, masa başı politikalarla günü kurtarmaya çalışmak ve aynı vesileyle mesleğimizi ayaklar altına düşürmek, sağlıkta başarıyı yakalatmaz!” diye son noktayı koymuş.
***
İnsan, söyledikleri ve yakındığı hususların haklı olduğunu mu?
Yoksa...
Yakındığı sistemi yaratan iktidarın içinde hala nasıl yer alabildiğini mi yazacağını şaşırıyor...


Hasan Hüseyin-1