Siyasette parti kurmak zor iştir.
Önce ismini, kurucuları bulacaksınız, tüzüğü yazacaksınız, teşkilatları oluşturacaksınız, kongreler yapacaksınız, kürsüler kuracaksınız, sloganlar bulacaksınız…
Bir de bütün bunlardan daha zor bir iş var: Partinin adını öğrenmek.
***
Hele partinin adı “YENİ Parti” ise iş daha da zor.
Çünkü insan alışkanlıklarının esiridir.
Yıllarca “CHP” demeye alışmışsınız. Sonra bir gün CHP’den ayrılıp YENİ Parti kurmuşsunuz. Ama dil eski alışkanlıkların peşinden koşuyor.
***
Ağzınızdan “YENİ Parti” çıkacakken bir bakıyorsunuz:
“İyi Parti” çıkmış!
Hop!
Bir başka konuşmada:
“İYİ Parti…”
Bir diğerinde:
“Bizim parti…”
Derken vatandaşın kafası karışıyor.
“Yahu siz hangi partisiniz?”
***
İşte tam bu noktada YENİ Parti Genel Merkezi'nin acilen bir Parti İsmi Ezberleme ve Doğru Telaffuz Enstitüsü kurması ya da bir kurs falan açması, genel başkanından üyesine kadar burada parti ismi eğitimi alması gerekiyor galiba.
Çünkü bir siyasi hareketin lideri, kendi partisinin adını doğru söyleyemiyorsa seçmenin yaşayacağı kafa karışıklığını düşünün.

////////////////////////////////////////////////
ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YERE Mİ GELİYORUZ?
Adnan Menderes 1958 yılında oluşan devalüasyon sonucu iktidardan gitmişti.
***
Demirel’in 1970 ve 1980 yıllarında 2 kez hükümetten düşmesi, yapılan devalüasyonların sonucuydu.
***
1994 devalüasyonu Tansu Çiller’in, 2001 devalüasyonu da Bülent Ecevit’in iktidardan düşmelerine yol açmıştı.
***
Yabancı paranın, örneğin doların 3 liradan 4 liraya çıkması, bir anlamda devalüasyondur.
Bu durum kısaca, ithal edilen mallara daha fazla para harcamak, ihraç edilen mallardan da daha az gelir elde edilmesi demektir.
Tıpkı, yukarıda verdiğimiz yıllarda yaşanılanlar gibi:
Devalüasyon, yatırımların azalması, işsizliğin baş göstermesi, üretimin düşmesi, iğneden ipliğe fiyatların yükselmesi, milli gelirin azalması, devletin toplayacağı vergilerin azalması ve bir sosyal patlamaya doğru gidişin fitilinin ateşlenmesi ne neden olur.
İşte tüm bunların sorumluluğu siyasi iktidardadır…
Başta para babaları olmak üzere vatandaş da bunun hesabını siyasi iktidardan sorar.
Ekonomide bugün yaşanılanlar sanki, deyim yerindeyse zurnanın “zırt” dediği yere geliyor gibi…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
MECLİSTE MÜNAZARA TADINDA SİYASET...
Mehmet Kepez Oddunpazarı Belediyesinde başkan yardımcılığı yapmış, ardından AK Parti'den İnhisar belediye başkanı olmuş, 2024 mahalli seçimlerinde yine AK Parti'den Odunpazarı belediye meclis üyesi seçilmiş, belediye ve siyasete tecrübeli bir isim.
***
Odunpazarı belediye başkanı Kazım Kurt'un belediye ve siyasetteki tecrübesini yazmaya gerek bile yok zira 40 yılı aşan particiliği ve üç dönemdir sürdürdüğü belediye başkanlığı bunu zaten ortaya koyuyor.
***
Son dönemde, Odunpazarı belediye meclis oturumlarında AK Parti gurup başkanvekili Mehmet Kepez ile YENİ Partili belediye başkanı Kazım Kurt arasındaki tartışmalar ilgimi çekiyor.
Yani...
Siyasette ve belediyecilikte tecrübeli iki ismin mecliste karşı karşıya geldikleri tartışmaları adeta bir münazara tadında takip ediyorum.
***
Birbirlerine hakaret etmiyorlar ama birbirlerine inceden laf geçirmekten de geri durmuyorlar.
Birbirlerine ithamda bulunmuyorlar ama birbirlerini suçlamaktan çekinmiyorlar.
Birbirlerine yönelik laubali davranmıyorlar ama kinayeyi de elden bırakmıyorlar.
En önemlisi de, birbirlerine ve partilerine yönelik eleştirileri ve bu eleştirilere karşı verdikleri cevaplarla, her ikisi de kendi guruplarında “Tartışmadan galip çıktık” hissini yaratıyorlar.

