Bayram Kaplan Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerinde uzun yıllar görev yapan bir bürokrat.
Çeşitli birimlerde şube müdürlükleri ve Daire Başkanlığı görevlerinin ardından önce Osmangazi Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcılığı, 2018 yılında da Genel Sekreterlik görevine getiriliyor.
***
O günden bu yana ESOGÜ Genel Sekreterlik görevini sürdüren Bayram Kaplan emekli olmaya karar vermiş.
***
Kaplan'ın emeklilik dilekçesini vermesiyle birlikte boşalacak bu önemli koltuğa oturmak için birileri adeta seferber olmuş!
***
Sendikacılardan tutun da değişik kurumlarda görev yapan bürokratlara hatta öğretmenlere kadar bir çok isim Osmangazi Üniversitesi Genel Sekreteri olmak için iktidar partisi aktörlerinin kapısını aşındırmaya başlamış.
***
Söz konusu göreve rüyasında bile gelemeyecek, bilgi, birikimi ve liyakati olmayan yetersiz isimler bile, iktidara yakın olmanın verdiği özgüven ile koltuğa oturma yarışına girmiş.
***
İşte bu durum üniversite içinde de büyük bir endişe yaşatmaya başlamış.
Zira...
Üniversite çevresinde, genel sekreterlik görevinin önemli bir görev olduğunu, bu göreve gelecek isimlerin mevzuata hakim, üniversitenin çeşitli kademelerinde görev yapmış, kurumu ve kurumda çalışanları tanıyan bir isim olması gerektiğini düşünenler “Dışarıdan, kurumu ve mevzuatı bilmeyen hele hele liyakat sahibi olmayan bir isim bu göreve gelirse ahenk tamamıyla bozulur” diyormuş...
***
Ne diyelim?
Yukarıda da söylediğimiz gibi Genel Sekreterlik görevi üniversite bürokrasisinin en önemli görevi.
Umarız bu göreve kurum içinden ve hak eden bir isim gelir...
Umarız...
Sırf siyasi kıyak uğruna alakasız bir isim göreve getirilerek macera aranmaz...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
BENİM BİLDİĞİM MESLEKTEN EMEKLİ OLUNUR...
İçinizden birine şöyle bir iş teklifinde bulunsam…
Yani…
-“Sana öyle bir iş vereceğim ki, sadece 4 yıl çalışacaksın. Belki bu süre daha da az olabilir. Karşılığında mesaisi olmayan bir iş yapmanı isteyeceğim senden. Yani, saban 08.00’de işe gelip, akşam 17.30’da çıkmanı gerektirmeyecek bir iş. İstediğin zaman gel, imzanı at istediğin zaman git.
***
Üstelik sana bir de oda vereceğim.
Ha bu arada, bir tane sekreterin, bir tane de şoförün olacak.
Dur! Daha bitmedi. Bir de asistan vereceğim yanına. Her türlü işini üstlenecek bu asistan.
***
Telefondur, yemektir, sağlıktır aklına ne geliyorsa her türlü ihtiyacın şirket tarafından karşılanacak.
Bunun karşılığında yaklaşık 10 asgari ücret de maaş vereceğim.
***
Dur dur! En önemlisini unutmuşum!
4 yılın sonunda, verdiğin bu emek karşılığında da seni yaklaşık 5 asgari ücret tutarında maaşa bağlayacak şekilde emekli edeceğim” desem, herhalde yüzüme böm böm bakıp “şaka yapıyorsun herhalde!” dersiniz…
***
Aslında şaka falan yapmıyoruz…
Tarifini yaptığımız işi yapan yüzlerce kişi, bu işi yaptığı için emekli olan binlerce kişi bulunuyor.
Sözünü ettiğimiz iş, aslında bildiğiniz Milletvekilliği işte…
Halka hizmet etmek için gönüllü talip olunan bir görev sadece…
Dikkat edin “Meslek” demiyoruz. “Görev” diyoruz…
Anlamadığımız ve hiçbir zaman da anlayamayacağımız bir husus var bu görev ile ilgili…
***
Tamam, görev yapıldığı süre içinde her türlü maddi manevi imkanı hak eden (Pek çoğunun hak ettiği de şüpheli ama) milletvekillerine, görevleri bittikten sonra neden ayrıcalıklı bir emeklilik veriliyor?
Emeklilik, bir meslekten olunur…
Milletvekilliği bir meslek değil ki!
Sadece bir görev…
Üstelik zorlama olmadan, insanların kendi iradesiyle talip oldukları bir görev…
Ben her meslekten emekli olanı anlıyorum da, görevden emekli olmayı, milletvekilliği görevi dışında hiç görmedim.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
SEÇİM ÇALIŞMALARI!
Seçim süreci yaşıyoruz ya...
Belediye başkan adayları, yanlarına parti yöneticilerini ve partilileri de alıp, Oda, dernek, kahvehane,çarşı-pazar ziyaretlerde bulunuyor...
***
Aday ve partililerden oluşan 30-40 kişilik grup, 10-15 kişinin bulunduğu kahvehane, dernek lokali ya da benzeri bir yere toplu halde giriyor...
***
Çaylar içiliyor, konuşmalar yapılıyor.
Adaylar, vaatlerini sıralayıp, orada bulunanların oylarına talip olduklarını söylüyor.
Orada bulunanlar sıkıntılarını sıralayıp, “Bakarız-ederiz” diyor.
***
Sonra toplu halde gelenler toplu halde çıkıp gidiyor.
Orada olan 10-15 kişi oyunlarına ve sohbetlerine dönüyor...
***
Ziyaret edenler günün sonunda “Bir seçim çalışması daha bitti. Oyları topladık” diye düşünüyor.
Orada bulunanlar “Yine seçimden seçime hatırımızı sormaya gelenlerden hikayeler dinledik.”diyor.
Velhasıl...
Her seçim öncesi tıpkısının aynısı olan sözde seçim çalışması adı altında yapılan seçim çalışmaları bir türlü değişmiyor

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,