Yeni Parti yeni bir örgütlenme modeli kararı aldı...
Buna göre parti üyelerinin siyasete aktif katılımını sağlayacak bir model hayata geçirilecek...
Yani...
-Oluşturulacak il ve ilçe meclislerinde izlenecek politikalar belirlenecek.
-Parti yöneticileri ve adaylarını üyeler oylarıyla belirleyecek.
-Delegasyon, yasal sorumluluğun yerine getirilmesi amacıyla üyelerin belirlediği yönetici ve adayların onay makamı olacak.
Kısacası...
Hayata geçirilecek yeni örgütlenme modeli ile partide her şey üye iradesiyle başlayacak, üye iradesiyle sonuçlanacak.
---
Hâl böyleyken...
İlçe başkanlığına aday olan isimlerin işe belediye başkanlarını ziyaret etmekle başlaması, belediye başkanlarının da ilçe başkan ve adaylarının evlerini falan ziyaret etmesi, partide hâlâ vesayetin varlığı ile vesayetin desteğini alma geleneğinin devam ettiği düşüncesini hissettirmiyor mu?
---
Yeni örgütlenme modeline rağmen ilçe başkan adaylarının hâlâ kendilerini ve yönetim tarzlarını anlatmak için üye ziyaretlerinde harcayacakları enerji ve zamanı belediye başkanlarının makam odalarında harcıyor olmaları size de tuhaf gelmiyor mu?
---
Bu ziyaretler her ne kadar “Onların da bir oyu var” gibi veya “Nezaket” ya da “Gelenek” ile açıklanacak olsa da ziyaretlerin asıl amacı ve mesajının ne olduğu herkesçe malum değil mi?
---
Velhasıl...
Üyeleri ön plana çıkartan yeni örgütlenme modeli iyi, güzel ama...
Model ile birlikte aynı anda kafalar ve alışkanlıklar da değişirse iyi ve güzel...
Yoksa...
Belediye başkanları örgütün şekillenmesine müdahil olmayı bırakmadıktan, şekillenecek örgüt de belediye kapılarından kurtulamadıktan sonra hamam da tas da nasıl değişecek?
Bakalım...
Bekleyecek ve göreceğiz...

ESKİŞEHİR'DEKİ ARAŞTIRMALARI DA ŞİMDİ ŞÜPHEYE DÜŞTÜ...
ORC Araştırma Şirketi, İstanbul'da siyasi parti il başkanlarının beğeni düzeyini belirlemek için bir araştırma yapmış!
Yaptığı araştırmanın sonucunda CHP'nin kayyum il başkanı Gürsel Tekin, yüzde 53,9 beğeni düzeyi ile birinci çıkmış!
---
Aynı araştırmada İstanbul AK Parti il başkanı ikinci, Yeni Parti il başkanı üçüncü, MHP il başkanı da dördüncü olmuş!
---
Hatırlayacaksınız, aynı araştırma şirketi zaman zaman yaptığı araştırmalarda Eskişehir belediye başkanları ve milletvekillerini de sıralamalara koyuyordu.
Doğrusu, Gürsel Tekin'i en beğenilen il başkanı çıkartmayı başarabilen söz konusu şirketin, Eskişehir belediye başkanları ve milletvekillerini birinci-ikinci çıkarttığı araştırmalar da benim nazarımda şüpheli konuma düştü!
---
Zira...
Gürsel Tekin sonucunun ardından “Hiç kimse o araştırma şirketinin ilan ettiği kadar iyi, hiç kimse o araştırma şirketinin ilan ettiği kadar kötü olamaz” diye düşünmeye başladım ve galiba bundan sonra da yapılacak araştırmalarının sonuçlarına aynı gözle bakacağım...

MARKA OLMAK İSTİYORSANIZ İŞİ EHLİNE VERECEKSİNİZ...
Nitelikli çalışan sistemden terfi bekler ve ister...
Sistem, “İyisin, hoşsun, harikasın ama terfi istenmez, alınır. Biraz daha bekle” diyerek umursamaz.
---
Sonra nitelikli çalışan küser.
Bir başka işletmeye, bir üst pozisyona, bir üst maaşa çeker gider.
Vatan haini ilan edilir.
---
Sonra sistem terfi zamanı bir bakar ki elinde simitçi, kahveci, gazozcu kalmış.
“Dur bari, simitçi, kahveci ve gazozcuyu elimizden kaçırmayalım” diyerek terfi verir.
---
Doğal olarak simitçi, kahveci ve gazozcu, kötü kararlar alıp, egolu davranıp, olması gereken şekilde davranmayı bilmediği için personel sirkülasyonuna sebep olur.
Bu da o iş yerinde her şeyin iyice vasatlaşmasına sebep olur.
---
Uzun lafın kısası, büyümek ve iyi bir marka olmak istiyorsanız işi ehline, terfiyi de hak edene veriniz...
---
NOT: Yazıdaki “Şirket” geçen yerlerin “Devlet kadroları” olarak okunmasında yarar var. Zira aynı şey devlet kadroları için de geçerli galiba...