YENİ Parti'nin hayata geçireceği yeni örgütlenme modeline göre, parti yöneticilerini ve adayları üyeler belirleyecek...
***
Kamuoyunda, YENİ Parti'nin üye merkezli bu örgütlenme modelinden daha çok, hangi belediye başkanının hangi adaya destek verdiği, hangi belediye başkanının hangi adayı istemediği konuşuluyorsa, bu iş dün olduğu gibi bundan sonra da belediye başkanları arasındaki nüfus mücadelesinin devamına yol açmayacak mı?
***
“Bundan böyle partide tek söz sahibi üyeler olacak” modeli ile siyasette heyecan yaratan partide, belediye başkanlarının özellikle bir adaya verdikleri desteğin yaratacağı siyasi gerilim, söz konusu modelin hikayeden ibaret olduğu algısına neden olmayacak mı?
***
Adayların belediye başkanlarıyla, belediye başkanlarının da adaylarla kurduğu destek ilişkileri, yapılacak kongreleri etkileyecek düzeydeyse, bu durumda üye merkezli örgütlenme modelinin nasıl bir kerametinin olacağı kafalarda soru işareti oluşturmayacak mı?
***
Yarın bir gün, YENİ Partili bir vatandaş, genel başkan Özgür Özel'in karşısına geçse ve “Siz, 'kongrelerde başkanları üyeler seçecek' dediniz ama şehirlerde belediye başkanları, verdikleri desteklerle il ve ilçe başkanlarını kongerlerden önce belirlemeye devam ediyor” derse, mahcubiyet yaşanmayacak mı?
***
Herhangi bir ön yargım olmamakla birlikte, sırf merak ettiğim için soruyorum bu soruları...
Aydınlatan bir muhatap olursa da memnun olurum...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
SEÇİM ÖNCESİ SÖYLENİLEN SÖZLER...
“Eskişehir'in isteklerini, taleplerini, sorunlarını, ihtiyaçlarını, hepsini biliyoruz. Büyük oranda sorunları çözülmüş bir kentimiz var, hamdolsun ama değişen, gelişen şartlara göre ihtiyaçlarımız da değişiyor ve artıyor. İşte o değişen ve gelişen şartlardan kaynaklı doğan talepleri de dikkate alacağız."
***
“Eskişehir'e biz lig atlatacağız. Eskişehir bugüne kadar daha çok ulusal çapta markalar çıkartan kentimizdi, bugünden sonra küresel ölçekte marka yaratan marka şehirlerimizden birisi olacak."
***
“Göreceksiniz siz de Eskişehir'i özellikle küresel ölçekte bir marka şehir yapmak için ne gerekiyorsa bunun bütün verilerini, bilgilerini toplayacağız. Zaten arkadaşlarımızla daha ilk andan itibaren bu çalışmayı başlattık.”
***
"Daldaki kuşu vadetmeyeceğiz. Olabilecek, gerçekleşebilecek ne varsa bunlar için de gereğini yapacağız.”
***
Yukarıdaki sözler Eskişehir’den aday gösterilen ve milletvekili seçilen eski Enerji Bakanı Fatih Dönmez’e ait seçim öncesi söylenmiş sözler.
Dün arşiv hatırlatmasıyla önümüze düştü
Fatih Dönmez bunların dışında seçim öncesi, özellikle yarım kalan ilçe yolları dahil Eskişehir’deki tüm yatırımların tamamlanacağını ve bunları yeni projelerin izleyeceğinin sözünü vermiş…
Aradan üç yıldan fazla bir zaman geçmiş.
Şimdi yukarıdaki açıklamasını yeniden okuyun ve söylediklerinin gerçekleşip gerçekleşmediğine de artık siz karar verin...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
TAHT DA TAHTIREVAN DA BENİM NASIL OLSA...
Fransızların meşhur kralı 15'nci Lui pek bencil, pek keyfine düşkün bir adammış.
Halk fukaralıktan kırılırken, Lui sarayında maskeli-maskesiz balolar düzenler, av ve dans partileri organize ettirir, çaldırır oynar, pişirir yermiş.
Ancak bütün zalim krallar gibi halkının bir gün ayaklanıp ümüğünü sıkacağından da korkmuyor değilmiş.
Bu sebeple, halk arasında bu kötü gidişata dur diyebilecek kişilerin yetişmesine engel olur, adil vicdanların fikirlerini boğmaya çalışırmış.
Zaman zaman da çevresindekilere şöyle dermiş:
-“Amaaaaan! Ne olursa olsun. Ben yaşadığım sürece taht da benim tahtırevan da. sonrasını gelecek olan düşünsün. İsterse tufan olsun”
İşte “Benden sonra tufan” lafı buradan çıkmış ve pek çok olayı anlatan bir söz olarak kullanılmaya başlanmış.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,