Yeni Parti'nin Eskişehir'de yapacağı ilk kongre sürecinin iyi yönetilemediğini, sürecin sonunda iyi sonuçların da ortaya çıkacağını düşünmüyorum.
***
Zira...
Öncelikle, partinin ortaya koyduğu yeni örgütlenme modelinin bırakın kamuoyunu, parti üyelerine bile doğru dürüst izah edilemediğini, oluşan karmaşa ve kargaşadan dolayı da, yeni sürecin kronikleşmiş parti içi hastalıklara bir çare olabileceğini de düşünmüyorum.
En basitinden Odunpazarı ilçesinde kongre öncesi yaşananlara bir bakın!
Normalde, bir kongre öncesi herkesin dikkati hangi adayın kazanıp, hangisinin kaybedeceğine odaklanır değil mi?
Ancak...
Süreç içinde yaşananlar ve belediye başkanlarının adaylara verdiği açık ve üstü kapalı destekler yüzünden, parti çevresinin ve kamuoyunun merakı, kongrede hangi adayın seçimi kazanıp kaybetmesinden çok, hangi adaya destek veren belediye başkanının ilçe seçiminden kazanarak ya da kaybederek çıkacağına evrilmiş durumda.
***
Yani...
Yapılacak kongre, ilçe başkanlarının birbirleriyle yarışından çok, farklı adayların arkasında duran belediye başkanlarının partide resmen, bundan sonraki süreci dizayn edecek pozisyonu elde etme yarışı haline gelmiş, getirilmiş.
***
Bu durumda ne yaşanacağını şimdiden söyleyelim...
Kongrede adaylardan biri kazanacak-diğeri kaybedecek...
Aslında sonuç, dışarıdan bakanlar için belediye başkanlarından biri kazanmış, diğeri kaybetmiş olarak okunacak...
Ve bu durum, belediye başkanlarının bu güne kadar birbirlerine karşı içten içe yaşadığı kavgalar, muhtemelen aleni şekilde ortaya çıkmaya başlayacak.
***
Kısacası...
Bizler geçmişte bol bol yaşadığımız belediye başkanlarının birbirleriyle olan kavgalarını büyük ihtimalle bu kongreler süreci sonrası sık sık yaşayacağız.
O yüzden; kimse kongreler süreci sonunda, geçmişten farklı bir manzara ortaya çıkacağını falan beklemesin!
Bu gidişle, eski köye yeni adet gelme ihtimali pek gözükmüyor!


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ŞU MEKTEPLER DE OLMASA...
Yeni eğitim-öğretim yılı oldukça sıkıntılı başladı.
Kayıt parası ile başlayan sıkıntı, okulların temizliği, öğrencilerin okula aç gitmesi, güvenlik endişesi ve bir takım sorunların had safhaya yükseldiği bir süreci doğurdu.
Sıkıntı öylesine çoğaldı ki, her ne kadar söyleyen tam olarak bilinmese de “Şu Mektepler olmasa Maarifi ne güzel idare ederdim” diyene adeta rahmet okutur hale geldi...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ESKİŞEHİR'E ÇOK DA YAKIŞIR AMA...
Çifteler ve Mahmudiye, şehir merkezine yakın iki ilçe.
Bu iki komşu ilçemizin ortak özelliği, her ikisinde de ciddi At yetiştiriciliği yapılıyor olması.
İki ilçede kurulu olan aralarda yetiştirilen saf kan Atlar, yarışlara katılıyor ve değerleri milyonlarla ölçülüyor.
***
Hal böyleyken insanın aklına “Eskişehir'de niçin bir hipodrom yok?” sorusu geliyor.
Hipodrom meselesi geçtiğimiz yıllar içinde zaman zaman gündeme gelse de üzerinde pek durulmadı.
***
Halbuki Türkiye Jokey Kulübü neredeyse Futbol Federasyonu kadar etkili ve güçlü bir yapı.
Ciddi bir girişim olması halinde Eskişehir'e bir Hipodrom kurulması hiç de imkansız değil.
Gerekirse ücretsiz arsa tahsisi dahil her türlü imkan sağlanabilir.
***
At yarışlarına olan ilginin yanı sıra atçılık sporuna olan ilginin de bir hayli fazla olduğu düşünüldüğünde, Eskişehir'e kurulacak olan bir Hipodrom'un şehir ekonomisine ve istihdamına katkısı hiç de azımsanmayacak ölçüde olacaktır.
***
Başta Büyükşehir, Mahmudiye ve Çifteler belediyeleri böyle bir girişim için harekete geçer mi geçmez mi bilemiyoruz.
Geçse bile iktidar kanadı bu işin bir ucundan mı tutar? Yoksa belediyeler muhalif olduğu için alışıldığı üzere bu işin olmaması için engel mi çıkartır, bunu da bilemiyoruz.
Bildiğimiz: bir Hipodrom olması halinde, Eskişehir'in önemli bir Atçılık merkezi olacağı ve bunun de şehre çok yakışacağıdır...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,