Devlet Bahçeli, PKK'nın silah bırakması ve örgütün sona erdiğini ilan etmesi çağrısında bulunuyor.
Erdoğan yönetimi sürece destek veriyor.
Abdullah Öcalan, PKK'ya silah bırakması ve örgütün kendisini feshetmesi çağrısında bulunuyor.
PKK, temsili bir törenle silah bırakıyor.
Mecliste Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu kurulması kararı alınıyor.
CHP, komisyona şartlı katılıyor; komisyonun ismine “Demokrasi” ekleniyor.
Komisyon 51 üye ile kuruluyor, bir rapor hazırlıyor.
Rapor doğrultusunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi Meclise geliyor.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, komisyonda “Evet” dedikleri için ve bu kararın arkasında durmak adına, kanun teklifine yönetim olarak evet oyu vereceklerini fakat grubu serbest bıraktıklarını açıklıyor.
Kanun teklifi Mecliste kabul ediliyor.

***

Terörsüz Türkiye süreci yukarıdaki şekilde başladı, ilerledi ve sonuçlandı.

***

Şimdi, Yeni Parti Genel Başkanı ve yönetimi, Mecliste kanun teklifine kabul oyu verdikleri için hem parti dışında hem de parti içinde eleştiriliyor.

***

Dışarıdan yapılan eleştirilere eyvallah...

***

Parti içinden, sürece başından beri karşı olan, komisyona dahi girilmesine karşı çıkanların eleştirisine de eyvallah.

Ama...

***

Eleştirenler arasında, “CHP mutlaka komisyona girmeli, o komisyonun içinde sigorta olmalıdır.” diyen partililerin, gelinen noktada “Evet” oyu verildiği için eleştiride bulunmaları bana son derece saçma geliyor...

M E C L İ S-6

BUNDAN KÖTÜSÜ VAR MI?

Fabrikası olan, üretim yapmak yerine fabrikasını kiraya vermek istiyor.
Çünkü...
Üretim yapmanın enayilik olduğunu düşünüyor.

Tarlası olan, ekip biçmek yerine tarlasını icara vermek ya da nadasa bırakmak istiyor.
Çünkü...
Tarım yapmanın enayilik olduğunu düşünüyor.

Dükkanı olan, esnaflık ya da ticaret yapmak yerine dükkanını kiraya vermek istiyor.
Çünkü...
Esnaflık ve ticaret yapmanın enayilik olduğunu düşünüyor.

Hayvancılık yapan, süt üretmek yerine hayvanını satmak istiyor.
Çünkü...
Sütçülüğü enayilik olarak görüyor.

Parası olan, bu parayı üretim için yatırım yapmak yerine döviz, altın ya da faizde değerlendirerek hiç olmazsa değerini korumak istiyor.
Çünkü...
Üretimin geleceğini karanlık görüyor.

Evi olan, yatırım için bir ev daha almayı düşünmüyor.
Çünkü...
Alternatif yatırım araçları daha çok kazandırıyor.

Sonuç olarak...
Ülke, üretimin olmadığı, tarım ve hayvancılık yapmanın enayilik hâline geldiği, parası olanın o paradan para kazanma yoluna gittiği bir ülke hâline gelmiş.
Bir ülke için bundan kötüsü ne olur, bilemiyorum!

BANA “TEPEBAŞI İLÇE BAŞKANIMIZ OL” TEKLİFİ GETİRDİLER AMA KABUL ETMEDİM...

Butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kılıçdaroğlu yönetimi, Eskişehir'e il başkanı olarak Volkan Enver Kılıç'ı atadı.
Kılıç kendi yönetimini oluştururken, aralarında Odunpazarı'nın da olduğu beş ilçeye başkan ataması yapıldı.

***

Atama yapılmayan Tepebaşı İlçe Başkanlığı için önceki dönem il yöneticilerinden Yaprak Eryılmaz'a teklif götürüldüğünü, Eryılmaz'ın birlikte görev yaptığı arkadaşlarıyla durumu değerlendirdikten sonra teklifi kabul etmediğini geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda dile getirmiştik.

***

Yaprak Eryılmaz, konu ile ilgili bir mesaj gönderdi.
Mesajında, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı olması için kendisine gerçekten teklif geldiğini ancak teklifi getirenlerle yaptığı ilk görüşmede, kendilerine bu görevi istemediğini açıkça ilettiğini söyleyen Yaprak Eryılmaz, “Bana bunun üzerine ‘Yarına kadar düşün.’ denildi. Ben de konuyu daha sonra birlikte görev yaptığım, güvendiğim arkadaşlarımla değerlendirdim ve onların da görüşlerini aldıktan sonra teklifi kabul etmeme yönündeki kararımı netleştirdim. Yani kararım, arkadaşlarıma danıştıktan sonra oluşmuş bir karardan ziyade, ilk görüşmede zaten ifade ettiğim olumsuz düşüncenin, düşünme süresi içerisinde arkadaşlarımla da değerlendirilerek kesinleşmesi şeklinde oldu.” diyor...

***

Sonuç olarak:
CHP'den kendisine “Gel, Tepebaşı ilçe başkanımız ol.” denilmiş.
Kendisi, böyle bir atama görevini istemediğini açıkça dile getirmiş.
Teklifi yapanlar, “Bir gün daha düşün, öyle karar ver.” deyince Yaprak Eryılmaz, yönetici olarak birlikte görev yaptığı Recep Taşel'in de olduğu arkadaşlarıyla istişare sonucu görevi kabul etmeme kararını kesinleştirmiş.

Y A P R A K