Bundan iki yıl önce, o dönem CHP'de olan Milletvekili Utku Çakırözer, Kültür ve Turizm Bakanı'nın yanıtlaması için Meclis Başkanlığına bir soru önergesi veriyor.
***
Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait Eskişehir'de kaç taşınmaz olduğunu ve bunların durumunun ne olduğunu soruyor.
***
Bakan'dan cevap geliyor.
Gelen cevaba göre Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait Eskişehir'de 6380 taşınmazın bulunduğu ve bu taşınmazların 2538'inin kirada olduğu belirtiliyor.
***
Kirada olan 2538 taşınmazın 20507'sinin gerçek kişi, 20'sinin şirket, 11'inin ise resmî kurum kiracısı olduğu da verilen cevapta ifade ediliyor.
***
İşte bu 11 resmî kiracıdan birisi Odunpazarı Belediyesi.
Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait Kurşunlu Külliyesi'nin kiracısı.
Vakıflar, Odunpazarı Belediyesi AK Parti yönetimindeyken burasını belediyeye kiraladı.
Belediye AK Parti'den CHP'ye geçince Vakıflar bu külliyeyi geri almak istedi.
10 yıldır da kiracısı olan belediyeyi tahliye ettirmek için yoğun bir şekilde uğraş verdi.
Sonunda başardı!
Odunpazarı Belediyesi, sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği bu mekânı tahliye edecek...
Tahliyeyle birlikte belediye uhdesinde faaliyet gösteren 3 müze kapanacak, 20 dükkân kiracısı iş yerinden, 18 çalışan işinden olacak!
***
Merak ettiğimiz, aynı Vakıflar, gerçek kişi, şirket ve resmî kurum kiracılarına da Odunpazarı Belediyesine uyguladığı yöntemi uyguluyor mu?
“Tahliye et.” diye ensesinde boza pişiriyor mu?
Onlara da bunu yapıyorsa eyvallah!
Ama bu, Odunpazarı Belediyesine özel bir uygulamaysa ve bunun altında da ideolojik düşünce yatıyorsa (ki bana göre öyle), bu son derece küçük ve küçültücü olduğu kadar aynı zamanda çapsız da bir kafa yapısının tezahüründen başka bir şey olmasa gerek...
***
Ne diyelim?
Alın size AK Parti'nin Eskişehir'de oy kaybetmesinin devamını getirecek nedenlerden bir tanesi daha işte!
***
NOT: Odunpazarı Belediyesinin tahliyesi sonrası Kurşunlu Külliyesi tahmin ettiğim bir kuruma verilirse hiç şaşırmayacağım.
Tıpkı Göç Müzesi binasının bir gecede bir vakfa verildiği gibi...

CUMHURİYET İŞTE BÖYLE ANLAŞILACAK...
Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi.
Bir kadının, elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü.
***
İhtiyar, zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi. Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var; Demiryollarına girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış... Ne olur, bir kere de siz söyleseniz.
***
Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı... Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben tavsiye ettiğim hâlde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...
***
Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk, adeta vecd (coşku) dolu bir sesle:
- İşte Cumhuriyet'ten beklediğimiz netice, diyordu.
Cumhuriyet'in anlaşılacağı nice yıllara ve yüzyıllara...

BU HABER İYİ GELDİ...
Haberi Ayşe Ünlüce duyurdu...
Alpagut-Atalan Altın-Gümüş Madeni Projesi'ne ilişkin davada mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini açıkladı.
Bilirkişi raporunda doğa ve su kaynaklarına yönelik risklerin ortaya konulduğunu dikkate alan Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, telafisi güç zarar ihtimalini değerlendirerek ÇED Olumlu kararının yürütmesini durdurma kararı almış.
Bunca sıkıntılı, moral bozan, umutları yok eden haberin arasında bu yürütmeyi durdurma haberi çok iyi geldi...
