Bana göre, TBMM’de CHP’nin “son grup toplantısı” nedeniyle son seçilmiş milletvekilleriyle yapılan toplantıda “son Genel Başkan” Özgür Özel’in yaptığı 1 saati aşkın konuşması tarihi nitelikteydi.
Her ne kadar sayın Özel, “sanıldığı gibi tarihi bir konuşma yapmayacağım. Son gelişmeleri tarihe not düşerek aktaracağım sade” dese de demokrasi süreci açısından;
-Tarihi bir konuşmadır!..
Kendisi konuşmasında, sık sık tersini söylese de siyaset tarihi böyle yazacaktır!..
***
Televizyondan Özel’in konuşması başlamadan önce izlemeye başladım yayınları. Salon tıklım tıklım, marşlarla sloganlarla bekleniyor Özgür Bey. Salonun Havası “Yeni bir parti”nin kuruluşunu duymak istiyor liderin ağzından…
Milyonlar da ekran başında aynı duygular içinde. Genel hava şöyle diyebilirim:
“-Asırlık çınardan bir kopuşun değil, kaç yıl olacağı belli olmayan bir ‘ayrılışın hüzne’ içinde. Hüznün yanı sıra, Yeni bir siyaset yürüyüşünün başlangıcı içinde olmanın umudunu taşıyan bir kalabalık”.

Özgür gelecek, özgür Türkiye.

Tarihi son grup toplantısı konuşması için Özgür Özel bekleniyor. Öncesinde orada gödevli haberci ve yorumcuların aktardığı genel hava şu:
“-Özgür Bey, hüzünlü bir veda konuşması yapacak!”
Hiç de öyle olmuyor. Güler yüzle giriyor salona. Hüzünlü bir ifade yok kendisinde Kürsüye davet edildiğinde öyle. Önce parti grubunu oluşturan Milletvekili arkadaşlarını selamlıyor, Sonra da diğer katılımcıları:
“-Sendikaların, meslek örgütlerinin temsilcileri var aramızda. Seçilmiş il başkanlarımız, bazı belediye başkanlarımız, kimi örgüt yöneticileri de aramızda. Çeşitli kesimlerden bizim için cezaevlerinde yatanları da selamlıyorum. “
Bu sözleriyle, konuşmasının en son bölümünde açıklayacağı, kurulacak yeni partisi için geniş bir destek tabanı varsayıyor böylelikle. Bu sırada salondan, konuşması boyunca sıkça tekrarlanacak. “İktidar. İktidar.” Sesleri duyuluyor.
***
Ve ilk kez “Hüzünden” bahsediyor Özgür Bey:
“Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım karşınıza. Ancak, beklenildiği gibi tarihi bir konuşma yapacak değilim. Sadece gelinen son süreçte yaşadığımız gerçekleri özetle toparlamaya çalışacağım. Tarihe not düşmeye değil, milletin karşısında alnı açık bir konuşma yapmaya geldim.
İktidar hedeftir dediği sırda… Salondan yine “iktidar, iktidar” sloganları yükseliyor.*

Hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz

Özgür Bey, Atatürk ilkeleri ve onları korumak değişmez hedefimizdir” dedikten sonra bugün için millete dayanmayan bir düzen var Türkiye’de . Eski nesilden yeni nesil siyasete karşı bir düzen sözleriyle sürdürüyor konuşmasını.ve gelinen noktaya işaretle “Siyasette önemli olan samimiyettir. Doğru tarafta durmaktır.” Sürdürüyor. Konuşmayı.
Yer yer önemli vurgularında milletvekilleriyle birlikte salondaki dinleyiciler de alkışlar ve sloganlarla ayağa kalkıyor.
***
Konuşmasının bir yerinde, Butlan yönetiminin sözcüsünün, ekibini partiyi esas bölenleri olduğu yeklindeki sözlerini yanıtlarken “Partiyi bölen biz değiliz” yanıtını verecektir.
Özel 45 dakikayı aşan konuşmasının son bölümlerine geldiğini şöyle açıkladı:
“-Bugün bir yol ayrımındayız. Şu anda hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz!..
Kararlılığını böyle noktaladıktan. Yeni bir partinin kurulacağını açıklaması. Milletvekillerinin ve diğer izleyicilerin coşkulu ve sürekli alkışlarıyla karşılanıyor.
***
Mitinglerinde ve halkla yürüyüşlerinde olduğu gibi. “Var mısınız” sorunun ardından verdiği talimat örneğini tekrarlayarak bitiriyor. Konuşmasını:
-O halde yürüyelim arkadaşlar!..
Hayırlara vesile olsun yeni parti yürüyüşü…

Hüsn2

Hüsnü 1
-------------------------------