Hukuk ve adaletle, Tanrı’nın yarattığı tüm canlıları korumak

için vardır.

Bir insanın iyi veya kötü olduğunu ibadeti belirlemez.

Çünkü ibadetler Tanrı ile kul arasında bir iletişimdir.

Tanrı Fatiha suresinde bizden ne istiyor?

“Tanrım, yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.”

Dememizi istiyor. Bu iletişim için hocaya, hafıza ihtiyaç yok.

Aracıları kaldırmadan da gerçek din yaşanmaz.

Bir insanın mümin olduğunu ibadeti belirlemez.

Hele de Tanrı’ya yaranmak için de ibadet yapılmaz.

İnsanlar arasındaki ilişkilerde dindarlık ölçü olmaz.

Olursa, insanlar din ile kolayca aldatılır.

Arapça bilmek şart değildir.

Arapça kutsal bir dil değildir.

Kutsal olan, içerdiği anlamdır.

Kimin cennete veya cehenneme gireceğini Tanrı’dan başka kimse bilemez.

İslam’da Tanrı dostu, evliya diye bir sınıf yoktur.

Bunu dinciler icat etmiştir.

Her mümin Tanrı’nın dostudur.

Çünkü o bize ne diyor?

“Ben size şah damarınızdan daha yakınım.”

Demiyor mu? Buradaki yakınlık fiziksel veya mesafesel bir yakınlık değildir.

Tanrı’nın kulu ile ilgili her şeyi bilmesidir.

Kuluna kendi hayat damarından bile daha yakın olmasıdır.