Bu dünya çok insan gördü.

Makamını başına taç eden.

Sonra da o tacın ağırlığı ile ezilen.

Makamlar ve unvanlar fânidir cancağızım.

İnsan dünyaya çıplak gelir ve çıplak gider.

Makamlar da kişiye mülk olarak verilmez.

Topluma hizmet etmesi için birer “emanet” olarak verilir.

Yunus Emre’nin sözleriyle devam edelim.

Dolaştım dünyayı, giymedim başıma taç,

Ne zengini gördüm tok, ne fakiri aç.

Ya Rab! Öyle bir feyz-i kanaat ver ki;

Namerde değil, merde dahi eyleme muhtaç.

Makamını başına taç edenlere uyarımdır.

Sahip olduğun mevkiyi, rütbeyi başına taç eyleme!

Sen kime böbürlenirsin? Kime hava atarsın?

Sen garip bir kedisin yahu!

Neyine gerek aslan taklidi yapmak?

Otur sobanın başına, bak keyfine.

Aslan gibi görüneceğim diye,

başkalarının da başını belaya sokma.

Bu ormanlarda öyle tilkiler var ki,

senin gibi kendini aslan zanneden kedileri bir lokmada yiyen.

Sen kime aslan gibi görünürsün?

Hele bir düşün!

Elbette ki fareye...

Sen farelerin aslanısın.

Onun için haddini bil!