Bir 10 gün kadar önce... Çalışma odasında bilgisayarımın önünde dolaşıp durmaktayım. Bir önceki günden kalan yaşadıklarımdan dolayı zihnim allak bullak.
Dağıtmak için pencereden görünen, neredeyse ezberlediğim ağaçlarına, yeşeren ekili tarlalarına bakıyorum, nafile!.. Telefona sarılıp Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam’ı arıyorum:
-Bugün yazamayacağım Hakkı, hoş gör!..
Konu sıkıntısı çektiğimi düşünmüş olmalı ki, “Butlan var ya abi” diyor.
İşte o nedenle “beynim yanıyor” diyorum, anlayışla karşılıyor!..
---
Araya hafta sonu, uzun bayram tatili, bir hafta sonu daha giriyor; olmuş sana 14 günlük bir ara!.. Sonrasında olanlar “butlan”ın devamı gibi olsa da beynimin o noktalarındaki uyuşukluk geçmiş gibi!..
Bugün klavyenin başına oturduğumda her zamanki gibi ilk işim, bir önceki yazıyı silip yenisine başlamak. Gözüm o yazının başlığına ilişince gülümsüyorum ister istemez:
-Sarı Saçlım, Mavi Gözlüm, bir daha çık gel Samsun’dan...
Konu hazır: Hainlik üzerine!..
“Hazır konu”, Cumhuriyet Yazarı Emre Kongar’ın “Brütüs: Hainliğe Övgü (!)” başlıklı yazısından esinlenme!
Bizim yazının başlığı da biraz değişiklikle aynı sayılır. Hani Brütüs denilince, kendisini sırtından bıçaklayanlar arasında onu gördüğünde Roma’nın ünlü imparatoru Sezar’ın o son sözleri gelmez mi:
-Sen de mi Brütüs?
Sayın Kongar da yazısına Sezar-Brütüs vakasını özetleyerek başlıyor: Bilinen olay, Brütüs’ün birkaç yandaşıyla İmparator Sezar’ı arkasından bıçaklayarak öldürmesidir. Ne için derseniz:
-Cumhuriyeti korumak amaçlı olarak!..
Sonuçta ne Roma ne de Cumhuriyet kalır. Brütüs de kaybettiği savaşlar sonucu kendini katletmek zorunda kalacaktır.
Hainliğin sekiz temel yasası.
Farkında olmalısınız. Son günlerde kişiler arasındaki sohbetlerde, kimi TV programlarında, sosyal medya yazışmalarında sıkça duyulan, görülen, meydanlarda yankılanan slogan gibi bir sıfat (!) duymaktayız: HAİN!..
Bu türden kesin yargı üreten sloganlar hoşuma gitmez, kullanmam. Ama ne olduysa, duyuyor, söylüyoruz işte! Kongar Hoca da konuyu ele almış, okurlarıyla paylaşmış. Yukarıdaki ara başlık da aynen ondan.
Bakalım hainlik üzerine ne gibi tahlillerde bulunuyor. (..) Tırnak içindekiler bendenize aittir!..
Yasa 1: Hain genellikle fark edilmez.
Tarihteki ilk hain, Sezar’ı bıçaklayan manevi oğlu ve dostu Brütüs’tür. (Doğru olmalı, Sezar bile fark edemedikten sonra!)
Yasa 2: Bir insan, tahmin edilebileceğinden çok daha hain olabilir ve kimsenin veremeyeceği kadar zarar verebilir.
Yine Brütüs örneğine bakalım: Sana ihanet eden en yakının olabilir, seni katleder bile. (Olabilir, alıştığımız vakalardandır!)
Yasa 3: Hainlik, sosyal statü, eğitim ve zekâdan bağımsızdır.
Hainlik demokratik bir özelliktir. Herkes eşit derecede yeteneklidir. (Eh Kongar Hoca, demokrasinin bir olmazsa olmazını daha öğrendik!)
Yasa 4: Hain kişi, en tehlikeli insan tipidir.
Aptallar ve kurnazlardan daha büyük zarar verir.
Yasa 5: Hainlik bulaşıcıdır.
Bir yerde başladı mı yayılması çok kolay olur. (Tehlikeli virüs gibi yani!)
Yasa 6: Hainlik için en uygun duygu “güven”, en uygun yer “liderlik” veya “lidere yakınlık”tır.
Liderlik kavgasında kimseye güvenme. (Hocam belli ki şu son 15-20 günün olaylarından esinlenmişsiniz.)
Yasa 7: Hain, ihaneti asla kabul etmez.
Hep mağduriyet durumu, hep gerekçe üretir. (Diğer küçük kabahat sahipleri de öyle yapmaz mı Hocam!)
Yasa 8: Hainliğin tedavisi yoktur.
Hiç uğraşmayın, kaçın!.. (Kaçalım Hocam da, belki nefesi kuvvetli hocalara okutup üfletsek, diyorum. Olmaz mı?)
---
Evet, geldik yazının ve hainlik tahlillerinin sonuna. Bu arada bir NOT:
-Meydanlardaki bağırışlarda, sosyal medyada gördüğümüz sloganlar kimlere yöneliktir, bilemedim.
Okurlarım arasından bir bilen çıkacaktır, eminim!..

