“Vicdanlar ölmüş mü ne nerde mertlik sevdası? Mertlikten önce gelir bizde
koltuk sevdası.”
Bütün siyasiler memleketin sorunlarını çözmek için kendilerini seçmemizi isterler.
Tamam seni seçelim de, sen yapacağın hizmetleri anlatacağına diğer adaylarla neden
kavga ediyorsun? Esasına bakacak olursak sizin kavganız halka hizmet sevdası değil;
koltuk sevdası. Bir gün başa çıkmaktır her liderin rüyası, Bunca çirkinliklerin tek
sorumlusu koltuk sevdası. Kimi dinlesem aynı, yoktur ondan alası. Bilir ama kendini
hırsı koltuk sevdası. Vatan millet bir yana baş olmaktır çabası. Oh ne ala memleket,
ille koltuk sevdası.
Liderler hep kazanır, kalın olur abası, Delegeler aynıdır oyun koltuk sevdası.
Kazanan mutlu olur gelmiş ise sırası! Rakipler topa tutar yakar koltuk sevdası. Kim
gelecekse gelsin, geleni sever bu millet. Yer çekimi gibidir, herkesi çeker bu koltuk
sevdası. Bu nasıl bir sevdadır yok mu bunun devası, Ey benim liderlerim nedir bu
koltuk sevdası? Başa gelen hoş gelir ses milletin sedası, Tut milletin elini gelsin
koltuk sevdası.
Dönüşümlü bir düzen gelecektir sırası, Millete sırt dönersen tutmaz koltuk sevdası.
Bunca yıl neler gördük hep aynıdır hevası, Ben baş olayım derken döner koltuk
sevdası. Sözü millete verin aydın olur ziyası, Halkla barışın artık bitsin koltuk
sevdası.
Bu pahalılığa bir çare bulmanın geldi artık sırası. Her gün aldığımız malı, bir gün
sonra alamaz olduk, bu neyin sevdası! Enflasyon büktü belimizi gezemiyoruz çarşıyı
pazarı! Para kalmadı ki nasıl alalım bu gıdaları. Demokrasidir beyler bu milletin
ihyası. Sizde anlayın artık bitirin bu koltuk kavgasını.
Rabia BARIŞ’ın koltuk sevdası şiirinden esinlenerek kendi fikirlerimizi de yazalım
istedik. Bu koltukların öyle bir sihri öyle bir gücü vardır ki anlatılamaz. Ancak
yaşanır. Bir kere oturan bir daha kalkmak istemez. O koltuğa sevdalanır! Şöyle
etrafınızdaki derneklerin başkanlarına bi bakın! Tekrar başkan seçilmek için gerekirse
en yakın dostunu bile bu koltuk sevdasına satar. Koltuk Sevdası sözü nereden çıktı
sanıyorsunuz? Aralarında öyle bir bağ oluşur ki kimse onları bir birinden ayıramaz.
Leyla ile Mecnunun aşkı bu sevdanın yanında sönük kalır!