Emniyet Genel Müdürlüğü, polisleri görev yaparken kaydeden kişilerin engellenmesinin ve adli işlem yapılmasının istendiği bir genelge yayınladı.
Genelgede, "Personelimizin görevini ifa ederken bu tür ses ve görüntü alınmasına tevessül edecek şahıslara fırsat vermemeleri, eylemin veya durumun niteliğine göre kayıt yapan kişileri engellemeleri, kanuni şartlar oluştuğunda adli işlem yapmaları gerektiği hususlarında tüm personelimizin bilgilendirilmesi" ifadelerine yer verildi.
Polislerin ve diğer kolluk kuvvetlerinin görüntülerinin ve ses kayıtlarının alınmasının engellenmesine gerekçe olarak “özel hayatın gizliliği” ve “görev yapmayı engellediği” gerekçesi gösterildi. Ancak engellenmek istenen işlemde polis özel hayatını yaşamıyor, kamusal gücünü kullanıyor. Eğer kamusal görevin yerine getirilmesine engel olacak bir davranış var ise bu zaten suç, genelgenin amacının bu olmadığı açık.
Polislerin görevlerini yaparken görüntüsünün alınması denilince ilk olarak ülkemizde kronik bir sorun olan kolluğun orantısız güç kullandığı durumlar geliyor. Nitekim polisin orantısız güç ve şiddet uyguladığı durumlar ancak başkaları tarafından alınan kamera ve ses görüntüleri ile ortaya çıkıyor, gündeme geliyor.
Genelge ile suç uydurulması ve özgürlüklerin kısıtlanması da mümkün değil. Genelgenin hiçbir yasal dayanağı da bulunmuyor.
Genelge basın özgürlüğünün ve haber alma özgürlüğünü de açıkça ihlalidir. Genelgede basına da bir istisna sağlanmamış. 1 Mayıs'ta Sultan Eylem Keleş isimli muhabirin polis şiddetini görüntülemesi sırasında bir polisin genelgeyi hatırlatması kameraya yansımıştı.
Genelge ile polisin orantısız güç, orantısız şiddet ve işkence uygulamasının önü açılmaya çalışılıyor. Aynı zamanda genelge ile kolluğun bulunduğu herhangi bir eylemin görüntülenmesi haberleştirilmesine de engel olarak bir sansür uygulaması niteliği taşıyor.
Genelgenin iptali için Ankara ve Diyarbakır Baroları dava açtı, CHP’nin de Danıştay nezdinde dava açması bekleniyor. Siyasi ve toplumsal olaylarda normlar hiyerarşisi ilkesi artık neredeyse hiç önemsenmiyor. Barolar da, partiler de neye dava açacaklarını şaşırdılar.