2024 yılında uygulanmaya başlanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ders kitaplarında “Kurtuluş Savaşı” yerine “Milli Mücadele” söyleminin kullanıldığı ortaya çıktı.
Milli Eğitim Bakanı partisinin milletvekillerine yaptığı sunumda “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” ifadesini kullanarak düzenlemeyi ‘bilişsel yükün azaltılması’ kapsamında yaptıklarını söyledi.
Üzülmemek elde değil.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın anlaşılması mümkün olmayan icraatlarından biri daha karşımızda.
Öncelikle bu konudaki tarih bilgisi eksik olduğu anlaşılan Bakanın ‘neyden kurtuluyoruz’ sorusunun yanıtının Sevr’den sonra fiili olarak ortadan kalkan Osmanlı’dan değil İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan işgalinden kurtuluşun savaşı olduğunu kayda geçmek gerekli.
Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eserlerini ders kitaplarından çıkaran Bakanlık bu kez de tarihimizin en değerli sayfalarını oluşturan Kurtuluş Savaşını hedef almış durumda.
Sevr Anlaşması ile parçalanan ülkemizin yeniden doğuşunu ve Cumhuriyetimizin kuruluşunu sağlayan Kurtuluş Savaşını yok saymak en başta şehitlerimize karşı yapılan büyük bir saygısızlık.

Oysaki müfredattan çıkarılan Kurtuluş Savaşı;
Ülkemizi emperyalist güçlerden kurtarıp bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağladı.
Bu sütunda çok kez ifade ettiğimiz gibi Bakanlık ‘ideolojik öğrenci yetiştirme’ politikası kapsamında yeni bir tarih yazımı çabası içinde.
Anımsatmakta yarar var.
“Milli Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” birbirinin ayrılmaz parçasıdır.
Milli Mücadele Erzurum ve Sivas Kongreleriyle başlayan ve emperyalist güçlerden kurtuluş sürecini anlatırken Kurtuluş Savaşı sahadaki silahla yapılan ve zaferlerle sonuçlanan kısmı ifade eder.
Kurtuluş Savaşını ‘bilişsel yük’ olarak gören anlayışın çocuklarımızın tarih bilincinden uzak yetişmesine hizmet etmekten başka bir amacı olmadığı açık bir şekilde ortada.
Ayrıca Kurtuluş Savaşının literatürdeki ‘Bilişsel yük teorisi’ ile nasıl ilişkilendirildiği konusu da açıklanmaya muhtaç bir durum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini reddeden bir anlayış iş başında.
Laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinin temel değerleri aşındırılmaya çalışılıyor.
Atatürk ilke ve devrimlerinin içi boşaltılıyor.
Eğitim sistemi gerçeklerden koparılarak iktidarın ideolojisinin aracı haline getirilmiş durumda.

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kabul edilemeyecek yanlışlıklarla uygulanmaya devam ediyor.
Gelinen noktada yeni bir tarih yazma hevesi içinde olanlar
Unutmasın ki,
Kurtuluş Savaşı Türk ulusunun istiklal mücadelesidir.
Her seferinde duygulanarak okuduğumuz İstiklal Marşı
Şehitlerimize, gazilerimize verilen İstiklal Madalyaları
Kurtuluş Savaşımızın en saygıdeğer sembolleridir.
Kurtuluş Savaşı “Ya İstiklal, Ya Ölüm” diyerek şehit olan vatan evlatlarının kanıyla, canıyla kazanılmıştır.

Söylenecek çok söz var elbette ama geçmişine sahip çıkmayan, minnet duygusundan yoksun Milli Eğitim Bakanlığına İstiklal Marşımızın son dizelerini anımsatmak gerekli.
“Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.”

Kurtuluş Savaşını ders kitaplarından çıkaranları kamuoyu vicdanının takdirine bırakıyorum.