Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, “Eskişehir'de sanayici yok. Benim anladığım anlamda sanayici yok. Bir tek Celalettin Kesikbaş var” diye bir beyanda bulunuyor.

***

Oldukça iddialı bir cümle. Hatta biraz da “Geri kalan herkes ne yapıyor?” diye sordurtan cinsten.

***

Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş ise bu beyanın sorulması üzerine, “Yılmaz Büyükerşen hocamıza her zaman saygı duyuyoruz, elinden de öpüyoruz. Ben hocamızın bu teveccühünü 1600 sanayicimiz adına kabul ediyorum. Bu son derece kıymetli” açıklaması yapıyor.

***

Yani, Yılmaz Büyükerşen’e göre Kesikbaş Eskişehir’deki tek gerçek sanayici; Kesikbaş’a göre Büyükerşen, saygı duyulan, eli öpülen, teveccühü son derece kıymetli olan biri.

***

Nedense, iki ismin birbirlerine yönelik bu sözleri içinde pek samimiyet bulamadım.
Zira...

***

Bu iki isim, çok değil birkaç yıl önce birbirlerini pek de böyle cümlelerle anmıyordu.

***

URAYSİM Projesi üzerinden yaşanan tartışmalar…
Sıcaksular’daki belediye binasının ESO–Kent Konseyi ortak projesinde kullanılmasına yönelik gerilimler…
Karşılıklı eleştiriler, sert çıkışlar…

***

Hafızası olan herkes bu tabloyu hatırlıyor.

***

İnsanın aklına şu soru geliyor:
Bu bir fikir değişikliği mi, yoksa nezaketin biraz fazla kaçmış hâli mi?

***

Siyaset ve bürokrasi dünyasında “saygı” elbette kıymetlidir.
Ama geçmişte söylenen sözler, yapılan tartışmalar bu kadar hızlı buharlaşıyorsa ortada ya ciddi bir dönüşüm vardır ya da ciddi bir rol değişimi.

***

Açıkçası bu karşılıklı komplimanlar bana biraz “zorunlu diplomasi” gibi geldi.
Hani bazen insanlar gerçekten düşündüğünü değil, söylenmesi gerekeni ya da işine geleni söyler ya…
İşte tam da öyle.

***

Velhasıl…
Ortada güzel sözler var, bolca nezaket var ama samimiyet kısmı biraz eksik gibi.

***

Diğer taraftan...

Sanayicilere yönelik eleştirileri nedeniyle AK Parti milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun Büyükerşen’e yönelik, “Senin çeyrek asırlık hükmünden bu kente kalan; üç beş park ve sayısız soğuk heykelden ibaret. Ne temele dokundun ne de geleceği inşa ettin. Senden artık bıktık, usandık! Kendinden gayrısını hor gören, herkesi başarısızlık ve vizyonsuzlukla itham eden o nobran tavrından yorulduk” sözlerine gelecek olursak;

***

Aynı ismin İYİ Parti milletvekiliyken ziyaret ettiği Büyükerşen için sarf ettiği, “Eskişehirimizin yüz akı ağabeyimizi ziyaret etmekten onur duyuyoruz. Yıllardır merkezi hükümetten destek alamamasına rağmen gurur duyulacak bir kent yaratan hocamızla, seçimden sonraki iktidarımızda yapacaklarımızı değerlendirmek için bir araya geldik” sözleri arşivlerde dururken, burada da pek ciddiyet ve samimiyet aramamak lazım galiba…

1-821

2-683

AK PARTİ'NİN ESKİŞEHİR'DE YAŞADIĞI SARMAL!

2004 yılında kıl payı kaçırdığı Büyükşehir hariç, 14 ilçe belediyesini kazanan bir iktidar partisi, aradan geçen 20 yılda yapılan 4 seçimde nasıl olur da 14 belediyenin 10 tanesini daha kaybeder?

***

Elindeki 14 belediyeyi, Büyükşehir Belediyesi’ni de kazanma imkân ve olanakları varken, nasıl olur da elindeki 14 belediyeden kala kala 4 ilçe belediyesi kalır?

***

Bu durumun bir tek açıklaması var!
Demek ki AK Parti Eskişehir’de bir şeyleri yanlış yapmış!

***

Neleri yanlış yaptığı ile ilgili çok şey söylenebilir.
Fakat...

***

Bize göre AK Parti’nin 20 yıl içinde 14 belediyeden 4 belediyeye düşmesinin en büyük nedeni, Eskişehirlilere verdiği sözleri yerine getirememesi.

***

Eskişehir’in alternatif çevre yoluna, ilçe yollarına, yurt içi uçak seferlerine, demiryolu ile liman bağlantısına, Porsuk Barajı dışında alternatif su kaynağına ve bunun gibi birçok hizmete (şimdi bunlara bir de hastane mevzusu eklendi) ihtiyacı olduğunu AK Partililer de biliyor.

***

Bilmesi bir yana, yukarıda saydığımız hizmetlerin tümünü her seçim öncesi “Yapacağız” diye sözünü veriyor.
Ama bu sözler yerine getirilmiyor.

***

AK Parti söz verdiği hâlde Eskişehir’e bu yatırımları yapmayınca, Eskişehir halkı oy vermiyor.
Eskişehir halkı oy vermedikçe, iktidar Eskişehir’e bu yatırımları hiç yapmıyor.

Yani...

***

Ortada hizmet vermeden oy almak isteyen bir AK Parti, karşısında da hizmet almadan oy vermeyen bir şehir var!

***

“Oy alamadığımız yere niye yatırım yapalım” diyen bir iktidar ile “Hizmet alamadığımız yere niye oy verelim” diyen bir seçmen arasında 20 yıldır büyük bir sarmal yaşanıyor...

***

NOT - AK Parti’nin Eskişehir’de her seçimde biraz daha kan kaybetmesinin bir nedeni de, yine her seçim Eskişehir ile alakası olmayan bir ya da iki eski bakanın milletvekili listesine konuluyor olması ve o isimlerin de Eskişehir’de siyaset yapanlara nefes aldırmaması olsa gerek. Bunu da önümüzdeki günlerde değerlendiririz artık...

Akp (6)-2