Eskişehir’de CHP’nin en büyük sorunu rakipleri değil, kendi hafızası…
Daha doğrusu, bir türlü kapatılamayan o eski defterler.
Her tartışmada, her gerilimde, her güç mücadelesinde aynı cümleler yeniden sahneye çıkıyor:
“Vesayet dönemi bitti…”
“Ben onun böyle olduğunu bilseydim aday yapmazdım…”
“Geçmişte yapılan hataların bedelini ödüyoruz…”

***

Bu cümleler aslında bir yüzleşmenin değil, yüzleşememenin itirafı.
Çünkü gerçek bir yüzleşme, geçmişi bugüne taşıyıp birbirine fırlatmak değil; o geçmişten ders çıkarıp yeni bir sayfa açabilmektir. Eskişehir’de ise olan tam tersi… Defter kapanmıyor, sayfa çevrilmiyor, sadece eski satırlar daha yüksek sesle okunuyor.

***

İşin enteresan tarafı şu:
Herkes birbirini geçmiş üzerinden eleştirirken ortaya çıkan tablo, kimsenin o kadar da “temiz” olmadığı gerçeğini; herkesin en az eleştirdiği kişi kadar defolu olduğunu gösteriyor.
Dün birlikte yürüyenler bugün birbirini suçluyor, dün sessiz kalanlar bugün yüksek perdeden bağırıp çağırıyor.
Ama şu soruyu soran yok:
“Madem bu kadar sorun vardı, o gün neden sustunuz?”

***

İşte bu sorunun cevabı, bugünkü tartışmaların da samimiyetini tartışmalı hâle getiriyor.
Çünkü mesele gerçekten ilke olsaydı, o ilkeler dün de konuşulurdu.
Bugün konuşulmasının nedeni çoğu zaman ilke değil, pozisyon.

***

Siyaset, geçmişin hesabını görmekle değil, geleceği kurmakla anlam kazanır.
Ama sürekli geçmiş kurcalanırsa, gelecek inşa edecek enerji tükenir gider.
Eskişehir’de CHP’nin içine düştüğü kısır döngü tam olarak bu sanki:
Geçmiş bitmiyor, tartışma bitmiyor; dolayısıyla siyaset de ilerlemiyor.

***

Her yeni dönemde “artık değişim zamanı” deniyor ama değişmeyen tek şey, eski defterlerin yeniden açılması oluyor.
Oysa seçmen çok daha basit bakıyor meseleye:
“Kim ne yaptı?”dan çok,
“Kim ne yapacak?” sorusunun peşinde.
Ama sürekli “kim ne yaptı” kavgasında kalındığı için, seçmenin gözünde bir süre sonra hepsi aynı hikâyenin farklı karakterlerine dönüşüyor.

***

CHP, Eskişehir’de huzur arıyorsa önce geçmişle kavga etmeyi bırakmak zorunda.
Makamlara talipse, önce o makamları geçmiş hesaplaşmalarının arenası olmaktan çıkarmak durumunda.
Aksi hâlde her yeni gelen bir öncekini suçlayacak…
Her eski defter, yeni bir kavganın bahanesi olacak…

***

Ve sonuç değişmeyecek: Geçmişle bugünün kavgası, partinin yarınını karartacak…

***

Bazen bir partinin ilerleyebilmesi için sadece eskiyi bırakması yeterlidir.
Ama belli ki Eskişehir’de asıl zor olan da tam olarak bu…

Chp-119

HANİ UÇAK SEFERLERİYLE İLGİLİ FORMÜL BULUNMUŞTU?

Eskişehir'den bahar ve yaz aylarında, özellikle Ege ve Akdeniz illerine yıllardır karşılıklı uçak seferleri isteği var.

***

Türk Hava Yolları, geçmişteki deneyimlerinden hareket edip “Yeterli yolcu sayısı olmuyor, zarar üretiyor” gerekçesiyle bu isteğe olumlu bakmıyor.
Sonuç olarak, zaman zaman gündeme gelen uçak seferleriyle ilgili bu yöndeki talepler karşılık bulmuyor.

***

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albarak’ın bu konuda bir formül ürettiklerini belirtip şu açıklamayı yaptığı ifade edilmişti: “THY zarar edeceği gerekçesiyle bu işe yanaşmıyor. Biz gidip ‘Zarar etse de bu işi yapın. Eskişehir’den uçak seferleri başlatın’ demeyelim. Zira bunu söylememizin bir anlamı yok. Bunun yerine başka bir şey yapalım. Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası, OSB, Esnaf Odaları bir araya gelelim. Örneğin 10 bin koltuğu satın alıp, parasını da peşin peşin verelim, uçakların kalkış ve dönüş zamanlamasını da biz belirleyelim. 150 kişilik uçakta 110 bilet mi satıldı, geriye kalan 40 bilet bu peşin aldığımız sayıdan tamamlansın. Bu en azından 6 aylık bir deneme süreci olarak düşünülebilir ve ortalama yolcu sayısının ortaya çıkmasını göstermesi açısından önemli bir kriter olacaktır. Bunun sonucunda belki de yolcu oranının yüksek olduğu görülecek, uçak şirketi bu girişime ihtiyaç duymadan seferleri kendisi devam ettirecektir.”

***

Bu formülün oda başkanlarında karşılık bulup bulmayacağı sorulmuştu kendisine.
“Ben kendilerine çağrıda bulundum. Bu işin başında valimiz de olabilir. Ben de elimden gelen katkıyı vereceğim” demişti.

***

Üzerinden aylar geçti…
Tahmin edeceğiniz üzere ortaya somut hiçbir şey çıkmadı.
Ya odalar bu formüle koltuk satın alarak katkı ve para vermeye yanaşmadı…
Ya da…
AK Parti İl Başkanı, kendi ortaya attığı formülü kendisi unuttu!

Thy-4 ÜÇÜ DE KATILINCA...

AK Parti haftalık olağan yönetim kurulu toplantıları yapıyor.
Adı üzerinde, her hafta yapılan rutin toplantılardan biri bu.
Son yapılan toplantıya milletvekillerinin üçü de iştirak etmiş.

***

Genelde haftalık yapılan bu toplantıların çoğuna milletvekilleri pek katılmıyordu.
Ya da bir ya da iki milletvekilinin haftalık toplantılara katıldığına şahit olunuyordu.
Son yapılan toplantıya üç milletvekilinin de iştirak etmesi, üç yıldır nadir görülen bir durumdu.

***

Bu durumdan bir çıkarım yapmamız gerekiyor mu bilemiyorum ama söylenen o ki AK Parti milletvekilleri ya seçim bölgelerinde daha çok görünür olma talimatı aldılar ya da ortalarda görünmediklerine yönelik oluşan algıyı ortadan kaldırma kararını kendiliğinden aldılar…

Akp-101