17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile yıkılan eski Devlet Hastanesi’nin arazisinin ‘özelleştirme’ kapsamına alındığı öğrenildi.

Anımsatalım; Eskişehir Şehir Hastanesi hizmete girdikten sonra Devlet Hastanesi’nin kapatılması kararı alındı ve devamında yıkımı gerçekleştirildi.

Bu süreçte dönemin İl Sağlık Müdürü yaptığı açıklamada, “Arazi, sağlık arazisi olarak kalmaya devam edecek ve yıkım işlemlerinden sonra Sağlık Bakanlığı’na danışılarak yapılacak olan proje belirlenecek” dedi.

Ne yazık ki aradan geçen zaman içinde bu yönde bir gelişme olmadı.

Boş bekletilen arazinin nasıl değerlendirileceği sorusu uzun süredir kentin gündemindeydi.

Bazı çevrelerde yeni bir hastane yapımı için Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi beklendiği söyleniyordu.

Tahminler yürütülürken Sağlık Bakanlığı’nın 2026 yılı yatırım bütçesinde bu alan için kaynak ayrılmamış olması dikkatlerden kaçmadı.

İlginç olan ise hastanenin yıkılmasından bu yana geçen sürede iktidar kanadının temsilcilerinin her seferinde “Bu arazinin sağlık amaçlı değerlendirileceğini” ifade etmesine karşın, alanın ‘özelleştirme kapsamına alınması olasılığının’ hiç dile getirilmemiş olması.

Anlaşılan o ki ilan edilen karar onlara da sürpriz oldu.

Gelinen noktada özelleştirme kararının Anayasa ve yasaya uygunluğu ile ilgili ‘hukuki tartışmayı’ bir yana bırakıyorum.

Ayrıca imar planında ‘sağlık hizmeti’ için ayrılan bir alanın özelleştirme kapsamında satılması, muhtemelen ‘ticari’ ya da ‘konut alanına’ dönüştürülmesi kabul edilemez.

Yıkılmadan bir süre önce tadilat geçiren makine ekipmanlarının bir kısmı yenilenen Devlet Hastanesi, teknik bir gerekçeyle değil ‘siyasi bir kararla’ yok edildi.

Türkiye’deki birçok örneğinde olduğu gibi hastaların, hasta garantisi verilen Şehir Hastanesi’ne gitmesini sağlamak için bu yola başvurulduğu ortada.

Oysaki ‘kolay ulaşılabilir’ olan bu bölgede hastane ihtiyacı çok fazla.

Şehir Hastanesi’nde randevu bulmak çok zor ve hastane kentin dışında olduğu için ulaşım maliyeti de yüksek.

Dar gelirli kesim için sağlık hizmetine erişimde büyük bir sorun yaşanıyor.

Diğer yandan özelleştirme kararı başta Eskişehir Bilecik Tabip Odası (EBTO) olmak üzere kentin duyarlı kesimlerinin tepkisine neden oldu.

EBTO yetkilileri, ‘halkın kamudan hak ettiği hizmeti alabilmesi’ için konunun takipçisi olacaklarını ve gereken ‘hukuki mücadeleyi’ vereceklerini açıkladı.

Hastane arazisinin kamu mülkiyetinden çıkarılarak özelleştirme kapsamına alınması doğal olarak birçok soru işareti oluşturdu.

Kararın açıklanmasını izleyen günlerde kentte tepkiler artınca AKP Eskişehir İl Başkanı’nın Sağlık Bakanı’yla bu konuyu görüştüğü bilgisi basına yansıdı.

Bakanın açıklamaları oldukça dikkat çekici.

Aktarıldığına göre Sağlık Bakanı, “Arazinin Sağlık Bakanlığı’nın inisiyatifinde olduğunu, alanın sağlık tesisi yapılmak üzere değerlendirileceğini ve endişeye mahal olmadığını” ifade etti.

Sağlık Bakanı’nın açıklamalarının ne kadar ikna edici olduğunun yorumunu siz okuyucuların takdirine bırakıyorum.

Bakanın yanıtlaması gereken çok fazla soru var.

Bu arazi özelleştirme kapsamına alınırken Sağlık Bakanlığı’ndan görüş alındı mı?

Görüş alındıysa ve Bakanın dediği gibi sağlık amaçlı değerlendirilecekse, niçin satılmak isteniyor?

Yine karara göre Sağlık Bakanlığı, ‘bu satıştan elde edilecek gelirle’ hangi sağlık yatırımını yapacak ya da hangi sağlık hizmetinde ‘iyileştirme’ sağlanacak?

Yanıtları bilinmiyor.

Bugüne kadar yapılan açıklamalar bir yana, eski Devlet Hastanesi arazisinin ‘kimlere, hangi koşullarda satılacağı’ yönündeki tahminler kafaları karıştırmayı sürdürüyor.

Bu olumsuz tablo karşısında ise Eskişehir halkı, “Rant uğruna sağlık sistemini özelleştirmeye açan Cumhurbaşkanlığı kararının iptal edilmesi” için her platformda mücadele etmeye devam edecek.