Sağlık kurumlarının özelleştirilmesi ile ilgili tartışmalar sürerken, AKP Eskişehir İl Başkanı tarafından dikkat çeken ‘dev proje’ açıklaması yapıldı.

Buna göre, 4 Haziran tarihinde “Hatboyu Dönüşüm Projesi” ihalesi yapılacak.

Biraz geriye gidersek, YHT hattının yer altına alınması nedeniyle yer üstündeki düzenlemeleri içeren ve TCDD tarafından yapılan Hatboyu projesi, yapıldığından bu yana hep sorunluydu, kullanışsızdı.

Kent mobilyası anlayışı bakımından hatalarla doluydu.

Proje, yeşil alandan çok beton yığını olarak ortaya çıktı.

Zemine döşenen camlar kısa sürede kullanılamaz hale geldi ve tehlike oluşturdu.

Diğer yandan, Çamlıca’dan yer üstüne çıkması planlanan YHT, Bağlar geçidinden sonra yer üstüne çıktı.

Projede maliyet nedeniyle kısaltmaya gidildi, adeta ‘dağ fare doğurdu’.

Hatboyunun ilk projesi yapılırken hazırlık aşamasında kentte yaşayanların talepleri dikkate alınmadı.

Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de ‘estetikten yoksun’ bir proje olduğunu ifade etmişti.

Bahsettiğimiz sorunlar nedeniyle aradan geçen sürede zemindeki cam bölmeler kaldırılarak bir kısmının yerine kaba görünümlü malzemeler yerleştirildi.

Diğer yandan alanın üzerinde, bahsedilen hareket zorluklarının dışında zaman içinde ‘bakım sorunu’ yaşanmaya başladı.

Alanın temizliği ve bakımı önemli bir zorluk haline geldi.

Belediyelerle iş birliği yapılmadığı, ‘bakım ve temizlik hizmeti’ yerel yönetimlere devredilmediği için alan adeta kaderine terk edildi.

Bu süreçte Hatboyu, bakımsız ve kirli haliyle tepki toplayan bir alan haline geldi.

Her gün yüzlerce kişinin hareket halinde olduğu alanda, kente yakışmayan çok çirkin görüntüler oluştu.

Bölge özellikle gece saatlerinde güvensiz bir ortam haline geldi.

Genel olarak aileler için kullanılacak bir yol olmaktan çıktı.

Basına da yansıyan ciddi ‘güvenlik sorunları’ yaşanmaya başladı.

Bahsedilen sorunları ortadan kaldırmak amacıyla “Hatboyu Dönüşüm Projesi” ihalesi yapılacak.

TCDD Gar sahasında bulunan 18 dönümü aşkın alanı kapsayan projenin ihale şartnamesinde en az 100 milyon TL’lik yatırım şartı arandığı gelen bilgiler arasında.

Açıklamadan Hatboyunun ‘özelleştirileceği’ anlaşılıyor.

Hatboyunun içinde bulunduğu alan, en az 100 milyon TL yatırım yapan kuruluşa ‘kiralanmış’ olacak.

18 dönümlük, şehir içinde çok büyük bir alandan bahsediliyor ama tam olarak nereleri içine aldığı bilinmiyor.

Hatboyu, milyonluk yatırım yapan şirkete süresiz mi devredilecek?

Ya da ‘yap-işlet-devret’ modelinde olduğu gibi belirli bir süre için mi verilecek? Bu konuda da net bir açıklama yok.

100 milyon TL yatırım yapan kuruluş bu parayı sadece kafe işleterek kazanabilir mi?

Köprü, otoyol veya şehir hastanelerinde olduğu gibi ‘müşteri garantisi’ verilmediğini umarız.

İddia edildiği gibi Eskişehir’in ‘sosyal ve kültürel yaşamına katkıda bulunacak’ ve de ‘yatırımcısına para kazandıracak’ dönüşüm projesinin içeriğini tahmin etmek gerçekten de çok güç.

Binlerce Eskişehirlinin kullandığı alan ile ilgili proje yapılırken, geçmişte olduğu gibi bu kez de yine halka sorulmadı.

‘İhale Şartnamesi’ kamuoyuna açıklanmadığı için daha fazla tahmin yürütmeye çalışmak anlamsız.

Ancak gelinen noktada yine ‘yerel yönetimleri dışlayan’ bir modele geçileceğini söylemek mümkün.

Başta belirtildiği gibi, ‘dev proje’ olarak ilan edilen ihale ile YHT üzerindeki alanın ‘yeniden düzenlenmesi’ hedefleniyor.

Oysaki proje ilk yapıldığında düzgün olsaydı yeni bir ihaleye gerek kalmayacaktı.

Kentte yaşayanlar da kent estetiğini yansıtan düzgün bir alandan mahrum bırakılmayacaktı.

İktidar partisi tarafından abartılı bir siyasi söylemle pazarlanan “Dönüşüm Projesi”nin halkta nasıl karşılık bulacağını bekleyip göreceğiz.