Ailede, mahallede, okulda, üniversitede, asker ocağında, iş yaşamında medya okur-yazarlığında kesintisiz öğrenme süreci yaşanır. Toplumu oluşturan farklı alanlardaki yapılar, yapıların iç ağları, öteki yapılarla oluşturulan ağlar, iletişim ve etkileşimin şaşırmayan amacı kolektif bilgi üreterek kendi geleceğini güven altına almadır.
Evrende, dünyamızın ekolojisinde ve insanda değişme yaşamın özüdür; değişmelere uyum göstererek maddi ve kültürel zenginlik üretimini sürekli ilerletme amacını canlı ve diri tutabilen topluk ya da toplumlar ötekilerinden iki adım öne geçebilmektedir.
Uzun yıllar düşüncelerini yazıyla paylaşan bir “yazı insanı” olmanın zihnimde oluşturduğu yolu paylaşmak isterim: Birlikte çalıştığım herkes bilir; her gününün sabahında elimde hiç eksik olmayan defterime önce gündemi yazar; günün takvim yaprağını koparırken de, bir sorunun yanıtını not etmeye çalışırım: Bugün anlamlı ne ürettim, hangi eksiğimi tamamladım ve yanlışımı düzelttim?
Fikr-takip zaafımız var
Bazıları gereksiz alınganlık yapabilir, ama yine de eriştiğimiz bir genellemeyi paylaşalım: Çoğunluğumuzda yaygın bir “fikr-i takip özeni” eksikliği var.
“ESO Vizyon 2030” inisiyatifi belgesini okuyanlar görecektir “kurumsal temeller” sıralanmaktadır:
· Eskişehir Model Fabrika ve Djital Dönüşüm Kerkezi
· Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi
· İhracat Destek ve İstihbarat Merkezi
· ESO Akademi
· Avrupa İşletmeler Ağı
· Avrupa Sektörel Küme Ağları
Kurumlar ilke ve kuralları yaşama aktarmanın yapılarıdır; bir inisiyatifin yaşama taşınması, kişilerden bağımsızlaştırılması ve sürdürülebilirliğin güven altına alınması “kapsayıcı kurumların işleyişi” ile mümkündür.
Kamuoyunun “gözetim ve denetim ilgisi” ise kurumlardan bekleneni elde etmenin yoludur.
Eskişehir’deki iş dünyasının ESO’nun oluşturduğu ekosistemin temellerini oluşturan kurumsal yapıları bilmesi, çalışmalarını yakından izlemesi, eleştirel akıl katkısı yapması çok değerli. Değerli, ama iş dünyası ile sınırlı kalması “fikr-i takibin” yürümek için ayaklarından birinin olmamasıdır.
Ne demek istiyorum?
Demek istediğim açık: Bir kurumun kendi içinde kurumsal yapıları oluşturulması çok önemli bir adım… Ama toplumun farklı alanları bu yapılanmayla bağlantı kurmaz, iletişime geçmez, rekabet, işbirlikleri ve ittifak koşullarını sorgulamazsa “fikr-i takibin toplumsal güç yaratma” işlevi ıskalanmış olmaz mı?
Belki romantik bulabilenleriniz olacaktır; ama iş dünyası, emek örgütlenmesi, üniversiteler, odalar ve borsalar, aklınıza gelen toplumun değişik alanlarını temsil edenler; “ESO ‘nun dönüşüm ekosistemini” sorgulayarak hem çalışmanın hakkını verip, hem de bilgili ve temas halinde bir halk gücüne katkı yapması anlamlı olmaz mı?
Eskişehir’de çevre yollarının yapımıyla ilgili gelişmeleri tartışmaya açmak ne kadar önemliyse, şehrin üretim gücünde uyum sağlayacak kolektif bilginin üretilmesi de o kadar önemlidir.
Kendimizi kandırma aymazlığının tuzaklarına düşmeden, kendimizi savunma ucuzluğuna prim vermeden çevremizde olup bitenlerin “fikr- takibi” konusunda eksiklerimizle yüzleşelim. Yüzleşelim ki, sorgulama merakımız, akıl yürütme disiplinimiz bizi bilinmezlerle yüzleşme alanına götürsün; aklımız sorun çözmek için var olduğunu unutmasın!