Kadın hakları denildiğinde hâlâ “kadınlara tanınan haklardan” söz ediyoruz. Oysa daha en başında kullandığımız bu ifade bile sorunlu. Çünkü yaşama, eğitim görme, çalışma, eşit ücret alma, özgürce karar verme ve şiddetten uzak bir hayat sürme hakkını kimse kadınlara lütfetmiyor. Bunlar insan olmanın getirdiği temel haklar.
Bugün kadınlar hayatın her alanında var. Fabrikada, hastanede, okulda, adliyede, tarlada, laboratuvarda, sanatta, sporda… Üretiyor, yönetiyor, çocuk yetiştiriyor, bilim yapıyor. Buna rağmen hâlâ birçok kadın yalnızca kadın olduğu için ayrımcılığa, baskıya ve şiddete maruz kalabiliyor.
En ağır tablo ise kadına yönelik şiddette karşımıza çıkıyor.
Bir kadının “istemiyorum” demesini kabul edemeyen anlayışın adı sevgi değildir. Bir kadının telefonunu kontrol etmek, arkadaşlarına karışmak, çalışmasını engellemek, parasına el koymak, ne giyeceğine karar vermek de sevgi değildir. Bunlar kontrolün ve şiddetin farklı biçimleridir.
Üstelik şiddet çoğu zaman bir anda ortaya çıkmıyor. Önce kıskançlık diye geçiştirilen baskılar, ardından tehditler ve giderek ağırlaşan davranışlar geliyor. Bu nedenle bir kadının yardım çağrısını “aile meselesi” diyerek küçümsemek çok tehlikelidir.
Kadınların korunması yalnızca yasaların konusu da değildir. Ailenin, okulun, medyanın ve toplumun tamamının sorumluluğudur. Çocuklarımıza daha küçük yaşta eşitliği öğretmek zorundayız. Erkek çocuklarına “Sen erkeksin, yaparsın” derken kız çocuklarına sürekli sınırlar çizen bir anlayıştan gerçek eşitlik çıkmaz.
Kadın güçlü olduğu için değil, insan olduğu için eşit olmalıdır.
Bir ülkenin gelişmişliğini yalnızca yollarıyla, binalarıyla veya ekonomik rakamlarıyla ölçemeyiz. Kadınların gece korkmadan yürüyebildiği, çalışırken ayrımcılığa uğramadığı, şiddet gördüğünde korunacağından emin olduğu ve kendi hayatı hakkında özgürce karar verebildiği bir toplum da gelişmişliğin ölçüsüdür.
Kadınların daha fazla ayrıcalığa ihtiyacı yok.
Eşitliğe, güvenliğe ve haklarının tartışmasız biçimde uygulanmasına ihtiyacı var.
Çünkü kadının hakkı, insan hakkıdır.