“Sevginin aması olmaz!”

Oldum olası, “ama” ile başlayan cümleleri sevmemişimdir. Çünkü iyi kötü ardından gelecek bahaneleri tahmin ederim, hele de bu “ama”lı cümle hayvanla ilgili ise. İşte o zaman, gerisini hiç merak etmem, imkanım ölçüsünde söyleyen kişiden de uzak dururum.

     Evet, son zamanlarda bu “ama” ile başlayan cümleler, hayvanlar için çok fazla telaffuz edilir oldu, misal  “ ben de hayvan severim, ama..”  İşte tam da burada, sağ elimin işaret parmağını dudaklarıma götürüp, “sus” işareti yaparım, o kişi karşımda olsun olmasın..

     Hayvan sevgisinin “ama”sı, gerekçesi, kıstası, şartı şurtu olmaz kardeşim! Seveceksen ve elbette varsa verecek sevgin, aynı onların bizleri sevdiği gibi karşılıksız, şartsız seveceksin. Bu kadar açık, net, basit.

Ha, “ben evdekileri severim, sokaktakiler tu kaka, onlar olmasın, yok olsun, toplansın, tecrit evlerine, barınaklara kapansın” diyorsan eğer, sen hayvan sever değil, hayvan seçicisin.

     Sokak hayvanları sürekli sorun olarak lanse edilir topluma; “olmamalıymış, ileri, medeni ülkelerde sokakta hayvan göremezmişsin.” Doğrudur,  o coğrafyalarda “sokak hayvanı” olgusu yoktur. İyi de nasıl o hale gelmiş bu ülkeler, süreç nasıl işlemiş, bunu araştırdın mı? Sokaklarda yaşamayan hayvanlar nerelerde, ne şartlarda yaşıyorlar? O ülkelerin hayvanlarla ilgili yasaları, yaptırımları nelerdir? Nüfusun ne kadarının evinde bir ya da birkaç evcil vardır? Yook, bodoslama, hiçbir ön bilgi olmadan: “ toplansınlar! “

     Ülkemizdeki sahipsiz hayvan sayısı hakkında rakamsal bir bilgi  mevcut mudur? Bu canların tümünün barınaklarda yaşatılması olası mıdır? Ayrıca bizlerin insan olarak böyle bir hakkımız var mıdır? Empati yoksunu çok insan rahatlıkla kendilerinde bu hakkı görüyor işte!

     Üremelerine göz yum, yeterli sayıda kısırlaştırma merkezi devlet ya da belediyelerce açma, istemleri dışında dünyaya gelmiş o masumları toplu ve uzun süreçli ölüm kamplarına yolla. Olmadı işte!  Çocuğuna, erişkinine, yaşlına hayvanlara nasıl muamele edileceği, edilmesi gerektiği konusunda hiç bir bilgi, eğitim sunma!  “Vayyy köpek saldırdı” diye aslı astarı çok ta belli olmayan haber köpürt medyada, basında. Bu mudur? Gücü yeten yetene! Nasılsa o garibanların kendilerini ifade etmeleri, var olan haklarını savunmaları olanaksız. Atış serbest hayvana! Vur abalıya!

     Daha geçtiğimiz hafta Mardin Kızıltepe’de bir cani, duvar dibinde uykudaki yavru köpeği başına demir çubukla vura vura öldürdü. Bu “ama”cılar ne yazık ki Kızıltepe’deki gibi, insanlıktan yoksun, akıl zafiyetli insanlara cesaret veriyorlar farkında olmadan. Bakalım mevcut hayvan hakları yasası ne kadar, nasıl uygulanacak o kişiye, takipteyiz.  

     Özetle,  hayvan da dahil hiçbir canlıya sevgi sunulurken “ama” denilmez, şart koşulmaz. Denilirse eğer, o sevgi değildir, menfaat, çıkar gözetimidir o kadar!