Bilim insanımız, ABD'nin seçkin iki üniversitesinde çalışan Canan Dağdeviren' le yapılan söyleşiyi ilgiyle okudum.
Söyledikleri umutlarımın yelkenlerini doldurduğu gibi,yüreğimin tam orta yerine de hançer gibi saplantı.
IMT ve Harvard'a kendini kabul ettirmiş genç insanımız diyor ki, ülkemizde, "Yapmak istediğim şeyleri insanlara anlatmakta zorlanıyorum".
Zamana kıyarak çağın yarışında ön sıralara tırmanmış hangi insanımız aynı sorunla muzdarip değil ki!
Ciddi bir mesleki dergiyi bile düzenli olarak izlemiyorsak...
Kırk yıldır bildiğimiz ezberlerin peşinde sürükleniyorsak...
İşin ehli olmayanların kendini yutturma şark kurnazlıklarına aldanıyorsak.
"Yetmezliğin itişi, ihtirasın çekişiyle" kasaba cühelalığını piyasadan silip atamıyorsak...
Zamana kıyıp,dünya genelindeki eğilimlerin yeni kavramlarını izlemiyorsak, "...bizim çocuk bina okur;döner döner yine okur" sözünde anlatıldığı gibi ezberlerin peşinden sürüklenir; "potansiyel ülke" olma sınırını aşamaz, "gelişmiş ülkeler kervanına" katılamayız.
Kendini uluslararası ölçeklerde kanıtlayan bilim insanımız Tansu Çamlıbel' in söyleşisindeki saptamasını okuyup okuyup düşünmeliyiz...Düşünüp düşünüp yeniden okumalıyız:
"ABD'de yapabildiğim her şeyi ben aslında Türkiye'de de yapabilirim.Burada kullandığım malzemeler de aletler de Türkiye'de var.Türkiye'de olmayan tek şey kafa yapısı.Ben burada kendimi kanıtlamak zorunda değilim.Ama Türkiye'de yapmak istediğim şeyi insanlara kabul ettirmek zorundayım. Onları ikna etmek zorundayım.Ama bunun için vaktim yok.Her şey çok hızlı ilerliyor.Bizim bilimsel farkındalığı artırmamız lazım.Bilimle uğraşmak var olan bürokrasinin daha hızlı gelişmesini sağlamayı gerektiriyor."
Hep birlikte bu ülkeyi dönüştürerek,refah ülkesi yapacaksak, torunlarımızı sevelim ve konuşalım ama bilim alanında yaşamımızı derinden etkileyen eğilimleri de içselleştirelim; toplumsallaştıralım ki potansiyellerden yaşamımızı zenginleştiren değerler de üretebilelim.
Hepimizi her gün kendimize bir sormalıyız: Bugün toplumu ileriye götürecek hangi değerlere katkı yaptım,hangi kaynakların etkin ve verimli kullanılması için çaba gösterdim?
Hayat çok yalın: Kendimize ayna tuttuğumuz zaman, kendimizle baş edebilmenin ilk adımını da atmış oluruz.O zaman bilimin doruklarında olan kendi ülkemizin insanı da başka kültürlerin insanları da buraya gelir; bizim zenginleşmemize katkı yapar.