5 Nisan “Sokak Hayvanları Günü” olarak kutlandı. Pandemi gölgesinde öyle çok ta fazla etkinlik olmadı ne yazık ki.

     Sokak çocuğu olur da sokak hayvanı olmaz mı? Keşke olmasa; hem çocukların hem hayvanlarımızın hepsinin de sıcacık birer yuvaları olsa.
Gönül bunu istiyor da gerçekler ortada. Evde bakılan evcil hayvan sayısı ülkemizde çok ama çok az. Ülkemizde dört milyon insanın kedi, köpek beslediği şeklinde bir rakam var elimizde. Nüfusumuza oranlarsak, en iyimser tahminle ülke toplamında %5 evcil hayvan besleyen kişi var diyebiliriz. 
     Bazı Avrupa ülkelerindeyse  nüfus kadar veya daha fazlası evcil hayvan bulunmaktaymış. Mesela İtalya. Nüfusu 58 milyon olan bu ülkede, Devlet İstatistik Kurumu 'ISTAT'a göre, 60 milyon evcil hayvan besleniyor. Ailelerin yüzde 40'ı ise evlerinde kedi veya köpek barındırıyor.
     Lafın özü, biz bu bağlamda sınıfta kalmışız açıkçası. Şimdi pandemi gölgesinde bu yuvalandırmalar daha bir zorlaştı gibi insanlar için. Canların veteriner giderleri, aşıları, tedavileri gerçekten de cepleri yakar hale geldi. Mama fiyatları ise ayrı bir sorun; dövizdeki her artışta mamalar da otomatik zamlanır oldu.
       Avrupa ülkeleri bu bağlamda bazı tedbirler alır olmuş; Mesela Almanya mamalarda KDV'yi yüzde 7'ye kadar düşürdü. İspanya ise yüzde 10'a. İtalya yüzde 22 KDV'nin çok yüksek olduğunu savunuyor. Bu ülkede evcil hayvan maması cirosu ise yılda tam 2 Milyar Euro!  Ülkede en etkili hayvanları koruma öncüsü olarak bilinen eski Başbakan Silvio Berlusconi'nin sağ kolu, dönemin Çevre Bakanı Maria Vittoria Brambilla sıkı bir aktivist olarak, "Maalesef hükümetler hayvanları sadece kasalarına gelir getirmek için anımsıyorlar. Oysa bu salgın sırasında evcil hayvanlar, sahiplerine inanılmaz moral verip ayakta tutmayı başarmaktadırlar" açıklaması yapmış.
     Gerçekte de böyle değil mi? Şu bir yıldır salgın belasıyla savaşırken hayvanlarımız bizlere moral kaynağı olmadılar mı?
     Şimdi geleyim yazımın başlığına. Canlar, canlarımız sokaklarda, dağda, kırda, bayırda yaşam mücadelesi verirken hiç bilmezler; dünya amansız bir virüs salgının pençesinde, insanların ekonomik şartları darda, yaşadığı coğrafyaya göre haklarını koruyan yasaları yok, çıkması için didinen can savunucularını çok ta kaale alan yok! Onlar bunları hiç ama hiç bilmezler, sadece sonsuz sadakatleri, engin sevgileriyle sizin vicdanlarınızı harekete geçirmek için gözlerinize bakarlar. Başınızı çevirip gözlerinizi kaçırmayın lütfen! Onların bugün her zamankinden daha çok ihtiyaçları var bizlere..