Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar.
Atalarımızın bu sözünü unutuldu.
Şimdi yalan söyleyenlerin dönemi başladı.
Güven duygusu darbe almıştır.
Arkadaşlıkta, Evliliklerde, Ticarette yalan baş rolde.
Güven gittikten sonra geri de dönmüyor.

Güven ruh gibidir, terkettiği bedene asla geri dönmez.
Shakespeare atfedilen bu söz,
güvenin sarsılmasının kalıcı hasarını özetler.
Güven duygusu kaybedildiğinde, onu aynı seviyeye geri getirmek onarılması çok güç, hatta imkansız bir süreçtir.

Şimdi bakış açımızı değiştiriyoruz.
Eskiye dönüyor ve birbirimize güven duyduğumuz zamana gidiyoruz.
Paraya ihtiyacımız olduğu zaman.
Parası olan komşumuzdan borç isterdik.
O da verir. “Müsait olduğunda ödersin” derdi.
Bankadan kredi çekmeye gerek kalmazdı.
Şimdi kim kime güvenerek borç verebiliyor?
Eskiden yolda kalana, yolcuya, aç olana yardım edilirdi.
Tanrı misafirine gözü gibi bakardı bu millet!
Şimdi yolda kalanı, yolcuyu yolmanın peşinde.
Eskiden emanet namus sayılırdı.
Şimdi namussuzluk geçer akçe oldu.
Emanete hiyanet etmek moda oldu.
İnsanların birbirine güveni kalmadı