Her yıl 4 Nisan tüm dünyada, yaşamlarını oldukça zor koşullar altında geçirmeye çalışan sokak hayvanlarının durumuna dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla “Dünya Sokak Hayvanları Günü” olarak kutlanmaktadır.
Evet, 2 gün önce dünya sokak hayvanları günüydü. Çoğumuzun malumudur ülkemizdeki sokak canlarının hali. Hayvan korumacı sıfatı taşıyan, kendisini o sıfatta gören herkes, bir yılı aşkın süredir çaresizlikle, masum canları Meclisten çıkartılan, bizlerin soykırım, ölüm yasası dediğimiz o garabet yasadan nasıl kurtarabileceğine odaklandı.
Yasa çıktıktan sonra, ülkemizin hemen her köşesi ne yazık ki “Hayırsız Ada”ya dönüştü. Her günün sabahında, bugün nerden ne şekilde bir zulüm haberi alacağız kaygısıyla uyandık. Bazı illerin valileri övünerek şehirlerinde sokak hayvanı kalmadığını, hepsinin toplandığını açıkladı. Toplanan masumların çoğunluğu daha önce “geçici rehabilite merkezi”, şimdilerde “barınak” ya da daha yumuşak bir şekilde lanse edilen “doğal yaşam merkezleri”ne gelmeden yok oldular ya da bu merkezlerde çok kötü şekilde yaşamları sonlandı.
Ne yazık ki onların ne kanları durdu, ne yapılan zulümler bitti. Gözlerimizin önünde köpeklerin soykırımı, nazi kamplarını aratmayacak şekilde uygulandı, halen de edilmekte.
Ülkenin tek derdi o sokak canlarıymış gibi, koskoca valiler, bakanlar, sıklıkla genelgeler çıkartıp, beyanatlar vererek yerel yönetimlerden, sokakta tek köpek kalmaması adına çaba göstermelerini istemekteler.
Zaten uzunca yıllardır pek çok belediye, hayvan bakım merkezi yapmaktan sudan bahanelerle kaçındı, sonrasında alelacele uyduruk, derme çatma, barınak demeye bin şahit isteyen merkezler kurdu. Hal böyle olunca da geçtiğimiz hafta Bozüyük’ten gelen içler acısı manzaralar gibi pek çok vahşet olayları vicdanı olan herkesi derinden yaraladı.
Lafın özü, 4 Nisan Sokak Hayvanları Günü’nde, ülkemizin bölge bölge, kent kent Hayırsız Ada’ya çevrilen yerlerdeki görüntüleri gölgesinde onların günleri kutlandı!
Büyük çoğunluğu müslüman olan ülkemiz insanlarına, Kuran’da yer alan bir vurgulamayı hatırlatmakla bitireceğim bu makalemi: Kur'an-ı Kerim'de Allah, “hayvanların insan gibi birer topluluk (ümmet) olduğunu, göklerde ve yerdekilere merhamet edilmesi gerektiğini” belirtir. En'âm Suresi 38. ayette, "Yerde yürüyen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar" buyurarak onların da bir düzeni olduğunu belirtir.