Eskişehir son dönemde yalnızca trafik kazalarıyla, ekonomik sorunlarla ya da günlük kent gündemiyle değil, dolandırıcılık olaylarıyla da sık sık konuşuluyor. Telefonla arayanlar, kendisini polis veya savcı olarak tanıtanlar, internet üzerinden sahte satış yapanlar, yüksek kazanç vaadiyle para isteyenler derken dolandırıcıların yöntemleri her geçen gün değişiyor.

***

Üstelik artık hedeflerinde sadece yaşlı vatandaşlar da yok.

Dolandırıcılar insanların korkularını, umutlarını ve ekonomik sıkıntılarını çok iyi kullanıyor. Birine, “Adınız bir soruşturmaya karıştı” deniliyor. Bir başkasına, “Hesabınızdan şüpheli işlem yapıldı” mesajı gönderiliyor. Kimi vatandaş uygun fiyatlı ürün almak isterken tuzağa düşüyor, kimi ise yatırım yapıp birkaç kuruş kazanmak isterken yılların birikimini kaybediyor.

***

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de 70 yaşındaki bir vatandaşın yaklaşık 1 milyon liralık altınının dolandırılmak istenmesi, tehlikenin hangi boyutlara ulaştığını gösteren örneklerden yalnızca biri oldu. Neyse ki kuyumcunun dikkati sayesinde bu girişim sonuçsuz kaldı.

Bir başka olayda ise Eskişehir merkezli olarak çok sayıda ilde yürütülen operasyonda, vatandaşlara internet altyapılarının değişeceği söylenerek piyasa değerinin altında ve uyumsuz modem satıldığı iddiası gündeme geldi. Ortada milyonlarca lirayı bulan bir haksız kazançtan söz ediliyor.

***

Bütün bunların bize gösterdiği önemli bir gerçek var:

Dolandırıcılık artık yalnızca “dikkatsiz insanların başına gelen” bir olay değildir.

Çünkü karşımızdaki kişiler çoğu zaman oldukça profesyonel hareket ediyor. Telefon numaralarını, kurum isimlerini, banka ekranlarını hatta resmi kurumların internet sayfalarını bile taklit edebiliyorlar. İnsanların düşünmesine fırsat vermeden, “Hemen para gönderin”, “Kimseye söylemeyin”, “Bu işlem birkaç dakika içinde yapılmalı” diyerek baskı oluşturuyorlar.

***

Aslında en önemli uyarı da burada saklı.

Birisi sizden telefonda para, altın, şifre veya banka bilgisi istiyorsa önce durun. Telefonu kapatın. İlgili kurumu kendiniz arayın. Yakınlarınıza danışın. Çünkü hiçbir gerçek polis, savcı veya kamu görevlisi vatandaşlardan telefonda para ya da altın istemez.

Ailelere de büyük görev düşüyor.

Özellikle ileri yaştaki anne ve babalarımızı yalnızca “Dolandırıcılara dikkat edin” diyerek uyarmak yeterli değil. Kullanılan yöntemleri tek tek anlatmalıyız. Çünkü dolandırıcılık yöntemleri değiştikçe vatandaşın bilinçlendirilmesi de sürekli hale gelmek zorunda.

***

Eskişehir sakin ve güvenli bir kent olarak bilinir.

Ancak güvenli bir kentte yaşamak, dolandırıcıların bizi bulamayacağı anlamına gelmiyor. Artık suçluların kapımıza gelmesine bile gerek yok. Bir telefon görüşmesiyle, bir mesajla ya da sosyal medyada karşımıza çıkan tek bir bağlantıyla evimizin içine kadar girebiliyorlar.

Bu nedenle bugün en değerli şey yalnızca paramızı korumak değil, dikkatimizi korumaktır.

Çünkü dolandırıcıların en büyük sermayesi bizim paniğimiz, acelemiz ve güvenimizdir.

***

Unutmayalım:

Şüphelendiğiniz anda telefonu kapatmak ayıp değildir.
Sormak, araştırmak ve doğrulamak zaman kaybı değildir.
Bir dakikalık dikkat, yılların birikimini kurtarabilir.