Kemal Şenocak, 2018 ile 2022 yılları arasında Osmangazi Üniversitesi rektörlüğünü yaptı…
…………..
Vizyon sahibi akıllı bir adamdı. İşi işler yaptı, üniversiteye hukuk fakültesi bölümünü kazandırdı…
……………
Kendisini severdik, sayardık…
………….
Bir akşam dost meclisinde otururken kendisine, ‘Hocam siz üniversite de iyi işler yaptınız. Ancak Tıp Fakültesi’nde bu pek olmadı. Burada bir dirençle mi karşılaştınız?’ diye sormuştuk…
…………….
‘Evet’ diyerek, direnç le karşılaştığını kabul etmişti…
………………
Kemal Hocamız şu anda YÖK Yönetim Kurulu Üyesi…
…………..
Meslektaşımız Murat Taşkın’ın bir süre önce kaleme aldığı, ‘ESOGÜ’nün çiçeği burnunda rektörüne tavsiyeler’ başlıklı yazısı bize bu anımızı hatırlattı…
……………
Murat yazısında, bazı doktorların ‘Bıçak parası’ adı altında, ameliyat parası aldığı söylentilerinin arttığını vurguluyor…
…………….
‘Sürekli olarak, hasta ve hasta yakınlarından ameliyat karşılığında yüksek miktarlarda para, tedavi karşılığında ise 10-15 altın talep edildiğine ilişkin ihbarlar alıyoruz’ diyordu…
…………..
Üniversitenin yeni Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’dan buna müdahale etmesini…
………………..
Ve üstüne kararlılıkla gitmesini istiyordu…
………….
Kemal Şenocak hocamız karşılaştığı direnç nedeniyle bunu başaramamıştı…
………….
Emine Hocamızın da bunu yapması, bizce zor gibi…
…………
Zira yıllarca dönen bu rüşvet çarkına çomak sokmak imkansız gibi…
………………
Yine de umarız yanılan biz oluruz…

………………………..
NESİN?
1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı…
…………………….
Dünyanın en cimrileri ‘Eli açık’, dünyanın en korkakları ‘Yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘‘Çalışkan’ gibi soyadları aldılar…
………………..
Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım…
………..
Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından,
kendime ‘Nesin’ soyadını aldım…
………
Herkes ‘Nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim…

…………………..
SOSYAL MEDYA KARIŞMAMAK!
Başkalarının işine karışmamayı nasıl öğrendim; Bir akıl hastanesinin önünden geçerken hastaların ’13, 13, 13’ diye bağırdığını duydum…
……….
Bahçe duvarı çok yüksekti ama küçük bir delik bulup ne olduğunu anlamak için yaklaşarak onları izlemeye başladım…
…………
Birden manyağın biri gözüme bir sopa soktu…
………
Sonra hep birlikte ’14, 14, 14’ diye bağırmaya devam ettiler…
………………
GÜNÜN SÖZÜ

……………………….
TEMEL’İN KÖŞESİ
OPERA
Temel’i ilk defa operaya götürmüşler. Temel – Ortadaki yüksekteki adam niçin elindeki sopayla kadını korkitayı? – Korkuttuğu falan yok Temel. O adam orkestranın şefi... Temel bir süre düşündükten sonra: – Peki madem korkitmayı, kadın neden o kadar pağirayı?