Hafta başında bir gece vakti, İstanbul’dan bir eski dost arıyor:
-Ya Hüsnü, Sayın Büyükerşen ne yapıyor böyle?.. 
Şaşırdım elbet!.. Şu son 10-15 gün içinde Yılmaz Hoca’nın tavırlarına bir baktım, öyle bir olumsuzluk gösterebilecek bir havaya rastlamadığımı düşünürken, merak edip sordum;
-Ne yapmış ki Yılmaz Hoca?
Bir yandan da Eskişehirli dostumuzun neyi, nasıl anladığının merakı içindeyken o devam ediyordu;
“-TRT kanallarından birinde rast geldim. Sayın Büyükerşen kendisinin uğradığı haksızlıkları anlatırken, bir yandan da, geçmişe yönelik olarak CHP’nin yaptığı hataları anlattı. Hem de bayağı sert bir üslupla.  Tam da iyiden iyiye seçim atmosferine girildi şu günlerde eleştirileri şaşırttı beni.” 
Ben de karşılık olarak, Sayın Büyükerşen’in kısa süre önce yazdığım yazının başlığını hatırlattım. Yazımın teması, başlıkta ifadesini bulduğu gibi Yılmaz Hoca’nın, Genel merkez tarafından hakkında yaptırılan “memnuniyet anketine” yönelik “kırgınlığı” idi. 
Buna ilişkin bazı yazarlar ve TV kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda da kırılmışlığını ifade etmişti. Kaldı ki gelişmeleri anlatırken yerine önerdiği Genel Sekreteri Ayşe Ünlüce’nin, Genel Başkan Özgün Özel tarafından kabul görmesinden duyduğu memnuniyeti de ifade etmekteydi. 


 Yandaşların bilinen taktiği devrede!


Telefonu kapattıktan sonra, bir süre düşündüm, Tepebaşı Başkanı Ahmet Atacı aradım. Arkadaşın aktardıklarını anlatmaya çalıştım. Sayın Ataç da biraz şaşkın;
“-Öyle bi’şey olamaz!  Kaldı ki Önümüzdeki Cumartesi günü sayın Genel Başkan Eskişehir’e geliyor. Amacı Yılmaz Hoca’yı onurlandırmak.  Öyle bir şey varsa -ki hiç sanmıyorum- yarın bütün yandaş kanallarda birinci haber olur, anlarız neyin nesi olduğunu!..” 
Öyle deyince o kanallarda gezinmeye başladım!.. Birindeki haber-tartışma programında, son görüntüler yayınlanıyordu ki, hatırladım;
-Büyükerşen Hoca’nın iki gün önce bir TV kanalına yaptığı açıklamayı ! 
Aynı zamanda, Bakalım “Yandaşlar ne zaman kırpıp-biçip de dillerine dolayacaklar” diye düşündüğümü de… Özetlersem;
-Aklıma gelen başıma gelmişti!.. 
Şaşırdım mı, hayır!.. “Beslenerek yanaştıkları” bu medya artıklarının nasıl bir medya etiğine sahip olduklarına hep birlikte tanık olmuyor muyuz ki!..


O ‘hoş geliş’ bugün


Sevgili Başkan Ahmet Ataç’tan öğrendiğim CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in o Eskişehir ziyareti bugün. Son iki-üç gündür de şehrimizdeki medya organları tarafından ve de bilbortlar aracılığı ile duyuruluyor;
-CHP Genel Başkanı Özgür Özel aday tanıtım toplantısında hazır bulunmak üzere şehrimizde. Yer Porsuk Spor Salonu. Saat 13.00!.. 
Duyuru bu kadar. Ancak sonrasında basına yansıyan haberlerden anlaşıldığı kadarıyla CHP Genel Başkanı Özel kendi kararı Bu ‘hoş gelişte’ yalnız olmayacak. Partisinin bazı  bazı yönetici kadrolarının yanı sıra;
-CHP’nin bir önceki genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ da eşlik edecek kendisine. 
Bu durumda daha da anlamlı bir ‘hoşluk’ yaşayacak Eskişehirliler. “Kurultay kırgınlıkları” bir yana ilk “birlik-bütünlük” mesajları da Eskişehir’den verilmiş olacak. Bunun bir anlamı da, Kılıçdaroğlu’nun yeni geldikçe “Benim de Ankara İTİA’dan Hocamdır” dediği hatırlanmalıdır. Öyle anlaşılıyor ki, Kemal Bey de davet edilmiş bugün için. O da bu “Onur Gününde” Hoca Büyükerşen’i yalnız bırakmak istememiş. 
Bir aşka eşlik de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından gerçekleştirileceği haberi. Ancak bunun kesin olmadığını belirtti arkadaşlar
*** 
Son söz: “Hoş geliş” nedeni aday tanıtım toplantısı değil;
-Yılmaz Hocamızı onurlandırma birlikteliğidir!..
_______________