Eskişehir'de AK Parti'nin en büyük hatası, bizzat vermiş olduğu sözleri tutmaması ya da tutulamayacak sözler vermesi.
Bu yüzden şehirde büyük bir güven kaybı yaşadı ve bu güven kaybı, kurulduğu günden bu yana mahallî seçimlerde, en sonunda da genel seçimlerde aleyhine sonuçlar doğurdu.
---
Örneğin, AK Parti bu şehre defalarca Kuzey ve Güney çevre yolu sözü verdi...
Defalarca liman bağlantısı sözü verdi.
Yine defalarca ilçe yollarının en geç 2025 yılında tamamlanacağı sözünü verdi.
Bu sözlerin hiçbiri yerine gelmedi.
---
En son Eskişehir'deki sağlık alanları ve hastaneler özelleştirme kapsamına alındı. Bir yanlışlık olduğu ve düzeltilerek kapsam dışına çıkartılacağı söylendi ama üzerinden dört ay geçmesine rağmen ses soluk çıkmadı.
Buna rağmen AK Parti cenahından sürekli, “Yapılacak, edilecek, gereken neyse o olacak.” açıklamaları yapılmaya devam ediyor.
---
Hâlbuki iktidar cenahı, tutulamayacak işlerin sözünü vermemiş olsaydı, harcadıkları çabanın hatırına şehirde en fazla etkisiz olmakla eleştirilecekti.
Büyük büyük sözler verip bu sözlerin yerine gelmemesi, kendilerini adeta “İnsanları hayallerle avutup yalanlarla kandırıyorlar.” pozisyonuna düşürdü.
---
O yüzden...
AK Parti cenahını, şehrin güvenini tamamen yitirmemesi için tutulmayacak sözler vermemesi konusunda bir daha uyarmak istedik.
Ama gelin görün ki hâlâ “Yapacağız, edeceğiz, kimse merak etmesin, gereken olacak.” açıklamaları peş peşe gelmeye devam ediyor...

KURALLARA UYANLARI SALAK YERİNE KOYAN BU AHLAKSIZLARIN DÜZENİ DEĞİŞİR Mİ?
Araç park edilmesin diye yol kenarına konulan dubaların üzerine park etmiş bir araç...
Sizlerin de sıklıkla gördüğü manzaralardan biridir mutlaka...
---
Aslında görmesi gereken hiç kimse, bu dubaların üzerine çıkıp park eden araçları görmez.
Müdahale etmesi gereken hiç kimse müdahale etmez, kimse karışmaz.
Kimse, “Arkadaş, bu dubalar araç park edilmesin diye konulmuş, üzerine araç park edilsin diye konulmamış.” demez.
---
Hiçbir görevli, dubanın üzerine park eden araca ceza yazmaz mesela!
Hâl böyle olunca cahil, daha da bir cahil cesaretine kavuşur, hiçbir kurala uymaz!
---
Biz de buradan, “Kurallara uymayanları salak yerine koyan bu ahlaksızların düzenini değiştirecek bir devlet neden yok?” diye boşuna yazar çizeriz!

BUTLAN YÖNETİMİ, GÖREVDEN ALMADA DSP'Yİ SOLLADI...
Bülent-Rahşan Ecevit çiftinin DSP'si, il ve ilçe başkanları ile yönetimlerini atama yoluyla belirlerdi.
İllerde partinin üye sayısı 149'u asla aşmazdı.
Zira...
Üye sayısı en az 150 olan il ve ilçelerde kongre yapma zorunluluğu olurdu.
Ecevit çifti, kongre yapmamak için üye sayısını en fazla 149'da dondurur, böylece başkan ve yönetimleri Ankara'dan atama yoluyla belirlerdi.
---
Atama yoluyla belirlenen başkanlar, bir süre sonra parti binasına Genel Başkan Rahşan Ecevit imzasıyla gelen faksla görevden alınır, yerine aynı gün ya da bir iki gün zarfında gelen bir başka faksla yeni başkan atanırdı.
Hâl böyle olunca DSP'de, birkaç ay gibi kısa bir sürede bile iki üç başkan değiştirildiği olurdu.
O yüzden...
DSP'nin o dönem faks aletinin işlevi bir hayli ün yapmıştı.
Çalışmaya başladığı an çıkan kâğıtta ya görevden alma ya da atama kararı olma ihtimali hayli yüksekti.
---
Malumunuz üzere, CHP'nin başına butlan kararıyla geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, 50'den fazla il başkanını bir ay içinde görevden aldı.
Görevden alınan il başkanlarının yanı sıra ilçe yönetimleri de görevden alındı.
Görünüşe bakılırsa görevden almalar ve atamalar devam da edecek...
“Acaba butlan yönetimi geçmişte DSP'nin yöntemini mi örnek aldı?” diyeceğiz ama görünen o ki CHP'nin butlan yönetimi, görevden alma ve yeni atama yapma konusunda DSP'yi birkaç ay içinde epeyce solladı...
