Atatürk Stadyumu yıkıldı, yerine TOKİ tarafından Eskişehir'e yeni bir stadyum yapıldı.
Yeni stadyumun parası da, Türk Dünyası Vakfı aracılığıyla Anadolu Üniversitesi'nden alınarak TOKİ'ye verildi...
***
Eskişehirlilerin ve Eskişehirspor taraftarlarının büyük çoğunluğunun tek isteği, yeni yapılan stadyum isminin “Atatürk” olmasıydı.
***
Stadyuma “Atatürk” ismini vermemek için birkaç yıl konunun üzerine dahi gitmediler.
Belki de “Nasıl olsa bir süre sonra bu istekten vazgeçilir” diye düşündüler.
***
Baktılar şehirdeki büyük çoğunluk bu konuda ısrar ediyor ve kendilerini sürekli sıkıştırıyor, bu defa “Tamam. Stadyuma Atatürk ismini vereceğiz. Bunun müjdesini de Eskişehir'e gelecek olan Cumhurbaşkanımız açıklayacak” dediler.
***
Nabi Avcı tarafından bizzat verilen bu sözün üzerinden de birkaç yıl geçti...
Şehirdeki büyük çoğunluk bu kez “Nerede kaldı verdiğiniz sözler? Hani stadyuma Atatürk ismini verecektiniz?” diye sorgulamaya başladı...
***
Bu defa kıvırmaya başladılar!
“Eskişehirspor'a para lazım. Stadyumun ismini sponsora satmak daha mantıklı” falan demeye başladılar.
“Atatürk ismi konulursa yanına sponsor ismi koymak ayıp olur” diye bahanelere sığındılar...
***
Böyle böyle, tam 9 yıl stadyuma Atatürk ismi vermemek için işi savsaklayarak uzattılar.
Bu 9 yılın sonunda da çıkıp, stadyuma “Atatürk” yerine, Eskişehirlilerin ve Eskişehirspor taraftarlarının büyük çoğunluğunun karşı çıkmayacağını düşünerek, başka bir isim verdiler...
***
Stadyuma başka isim verdiler vermesine de mesele düşündükleri şekilde hallolmadı...
Şehir resmen ayaklandı...
Stadyuma “Atatürk” ismini ver(dir)meyenler artık sokaklara taşan eylemlerle protesto edilmeye başlandı...
***
Kısacası...
Eskişehir'deki iktidar partisi, işin içinden kurnazlıkla sıyrılacağını düşünerek verdiği kararla, resmen kendi ayağına sıktı.
***
Görünen o ki, stadyuma “Atatürk” isminin verilmemesiyle ilgili iktidara yönelik protestoların bundan sonra da büyüyerek devam edeceğe benziyor.
Ne diyelim?
AK Partililer stadyum isim meselesinin bu haddeye geleceğini tahmin etseydi, büyük ihtimalle “Meseleyi 9 yıl boyunca savsakladık. Keşke bir 9 yıl daha savsaklama yoluna gitseydik” derdi...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
İNSAN İŞKİLLENİYOR...
NASA verilerine göre koyu renkli işaretli yerler İzmir'de çıkan yangınların yaşandığı yerler.
Daire içinde yer alan yerler de maden sahası içinde maden ruhsatı alınan yerler.
Maden ruhsatı alınan yerlerin hemen yanında orman yangınlarının çıkmış olması insanı ister istemez düşündürüyor.
Belki komplo teorisi olacak ama bu tesadüf gerçekten insanı işkillendiriyor.
Yaşanan orman yangınlarının soruşturması elbette yapılacak ve bu soruşturma sonucunda yargı gereğini yapacak...
Ancak...
Umarız, daha önce yanan bölgelere kondurulan oteller gibi bu yangınların ardından da süreç içinde maden arama faaliyetleri başlamaz.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ŞU DÜĞÜNLERDE HAVAİ FİŞEK ATILMASINI YASAKLAYACAK KİMSE YOK MU?
Ormanlar yanıyor, Oteller yanıyor, Anızlar yanıyor, Fabrikalar yanıyor.
Hemen her gün televizyon kanallarını açtığınızda bir yangın haberi çıkıyor karşınıza.
Özellikle son günlerde yurdun dört bir yanında çıkan orman yangınları adeta canımızı yakıyor.
***
Çıkan yangınların büyük bir bölümü ihmal ve tedbirsizlik...
Hal böyleyken...
Yangına sebep olacak etkenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik yoğun tedbirler peş peşe alınırken.
Hala, düğünlerde birbiri ardına havai fişeklerin atılıyor olmasına bir türlü anlam veremiyorum...
***
Yangınlarla yandığımız şu günlerde, şu düğünlerde atılan havai fişeklerin yangına neden olabileceği hiç kimsenin aklına gelmiyor mu?
Hiç olmazsa şu aylarda, yangınlara neden olacak havai fişeklerin atılmasını yasaklamak kimsenin umurunda değil mi?
Hiç temenni etmeyiz ama düğünlerde atılan bir havai fişek olası bir yangına neden olursa, bu yasağı bugün düşünmeyenler, hep yaptıkları gibi “Pardon” diyerek bunu geçiştirecek mi?
3 AY GEÇTİ BİR ÇALIŞMA YAPILMADI!
Uluönder Mahallesinde yer alan içtenlik sokakta Yunus Emre Devlet Hastanesi acil giriş kapısının bulunduğu sokağımızda aydınlatma ışıklarımız yoktu. Kaç senelerdir valilik il aydınlatma komisyonundan sonunda onay çıktı ve 2025 yatırım programına dahil edildi .
En son dilekçemize de ihaleye çıkarıldığı aydınlatma yapım işinin şirkete teslim edildi.
Ancak belediyelerden kazı için izin alınmaya çalışıldığı söylendi.
Bu dilekçemiz üstünden 3 ay geçti hala bir çalışma yapılmadı. Bu talebimizi isteğimizi gündeme getirirseniz seviniriz .
Hem hastaneye gelenler hemde mahalleye gelen bayanlar karanlıkta yürümek istemiyoruz.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,