AK Parti’de il başkanı Zihni Çalışkan’ın milletvekili aday adayı olacağı biliniyor…
Odunpazarı ilçe başkanı Ali Acar ile Tepebaşı ilçe başkanı Hakan Çizmelioğlu’nun da görevlerinden ayrılıp milletvekili aday adayı olacakları biliniyor.
***
AK partinin Eskişehir milletvekili listesinin nasıl şekilleneceğini elbette bugünden bilmemiz mümkün değil…
Ancak bildiğimiz bir şey var ki; o da il ve ilçe başkanlarının aynı listede olmadığı geleneği…
***
Yani…
AK parti, milletvekili adaylığı için görevlerinden istifa eden isimlere aynı listede pek yer vermiyor…
***
Daha doğrusu…
İl başkanlığından istifa eden isimlerin listelerde yer aldığı, hatta milletvekili seçildikleri çokça görülüyor ama milletvekili adayı olmak için istifa eden ilçe başkanlarının listelerde yer alması çok nadiren görülüyor.
Zira…
AK parti, ilçe başkanlarını milletvekili adaylığından çok mahalli seçimlerde değerlendirme düşüncesi taşıyor.
***
Sonuç olarak:
AK parti il ve ilçe başkanlarını aynı liste içine pek koymuyor!
Yine AK parti, ilçe başkanlarını milletvekili listesinde pek tercih etmiyor, daha çok mahalli seçimlerde değerlendirme yoluna gidiyor.
***
Hal böyle olunca mevcut durum Eskişehir’i yakından ilgilendiriyor.
Zira…
Yukarıda da söylediğimiz gibi AK partide Eskişehir’den hem il başkanı hem de iki büyük ilçenin başkanları milletvekili adayı olmak istiyor.
***
Eskişehir milletvekili listesine bu üç isimden biri girebilir.
Hatta…
Üçü de liste dışı kalabilir…
Fakat…
Üçünün de, hatta üç isimden ikisinin bile aynı milletvekili listesinde olması çok ama çok zor görünüyor…

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
YALAKALIĞIN DA BU KADARINA PES!
Osmanlı’da dalkavuklar olduğu biliniyor.
Görevleri: Devlet işlerinden yorulan padişahı güldürmek, neşelendirmek, mutlu ve memnun etmekmiş.
***
Fakat kimse dalkavukları ciddiye almazmış.
Çünkü herkes onların dalkavuk olduğunu bilirmiş!
***
Sonradan dalkavukluk ortadan kalkmış.
Fakat…
Bu defa her meslekten dalkavuklar türemeye başlamış.
***
En sonunda dalkavukluğun en karlı türü olan “siyasetçi dalkavukluğu” keşfedilmiş.
“Dalkavuk” tanımı da zaman içinde “Yalakalık” olarak anılmaya başlamış.
***
Siyasette yalakalığın örneklerine pek çok defalar şahit olduk…
Ancak…
Bugüne kadar sadece karikatürlerde gördüğümüz, parti liderinin ayakkabı altını yalama tablosunun sözlerle de ifade edilebileceğine hiç ihtimal vermiyorduk!
***
Ama gelin görün ki buna da şahit olduk!
Bir AK Partili milletvekili çıktı televizyona ve “Tayyip abinin ayakkabısının altını yalamamız lazım” dedi iyi mi?
***
Liderini canın kadar sevebilirsin elbette…
Fakat bunu dile getirmenin yolu bu türden bir benzetme olmamalı!
Ne diyelim?
Siyasette bu şekil yalakalık devam ettiği sürece, anlaşılan o ki bizler de sürekli başkaları adına utanmaya devam edeceğiz galiba!
NOT- Eskiler buna Kerameti-i kendinden menkul, kifayetsiz muhteris dermiş. Yani gereksiz özgüvenli…
Yalakalık yapıyor diye kendini de çok önemli zanneden siyasetin içinde ve siyasetçilerin çevresinde bir sürü gereksiz insan var…
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
İYİ PARTİ FIRSATI HEBA EDER Mİ?
Katılır mısınız bilmiyorum ama İYİ Parti bu seçimlerin en avantajlı partisi konumunda…
***
İYİ parti siyasi konjonktürün de sağladığı avantajla:
-Ekonominin yarattığı olumsuz koşullar nedeniyle iktidar partisinden kaçacak oyların da…
-Belirlenecek Cumhurbaşkanı adayı nedeniyle CHP’den kaçacak ulusalcı oyların da…
-Sinan Ateş cinayetindeki tavır nedeniyle MHP’den kaçacak oyların da rahatlıkla gidebileceği bir parti konumunda bulunuyor…
***
Bu şüphesiz İYİ parti açısından son derece olumlu bir tablo…
İYİ parti hiçbir şey yapmasa bile, kendiliğinden oluşan bu avantaj seçim sandığına yansıyacaktır.
Fakat…
Parti içinde yaşanacak iç çekişmeler, teşkilatların seçim arifesinde yapacağı affedilmez hatalar, seçmeni bir anda partiden uzaklaştıracak söylem ve eylemler ancak bu tabloyu tersine çevirebilir.
Bakalım İYİ parti seçim öncesi yakaladığı bu avantajı korumayı başarabilecek mi?
Yoksa ayağına kadar kendiliğinden gelen bu fırsatı heba mı edecek, hep birlikte göreceğiz…